Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı, haziran ayı boyunca işgalci İsrail güçlerinin Mescidi Aksa'ya yönelik baskınlarının arttığını duyurdu. Bakanlık verilerine göre, İsrail polisi ve askerlerinin koruması altında hareket eden Yahudi gruplar, kutsal mekana 26 kez baskın düzenledi. Aynı dönemde, El Halil kentindeki Harem-i İbrahim Camii'nde ezan okunması 84 defa engellendi. Bu rakamlar, işgal altındaki Filistin topraklarında dini ibadetlere yönelik kısıtlamaların boyutunu gözler önüne seriyor.
Mescidi Aksa'ya yönelik baskınlar
Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, haziran ayındaki baskınlarda İsrail güçlerinin Mescidi Aksa'nın avlusunda ve kıble mescidinde yoğun güvenlik önlemleri aldığı belirtildi. Baskınlar sırasında çok sayıda Filistinli ibadetçinin gözaltına alındığı, bazılarının da yaralandığı ifade edildi. Bakanlık, İsrail'in bu eylemleriyle uluslararası hukuku ve dini özgürlükleri ihlal ettiğini vurguladı.
El Halil'de ezan engellemeleri
El Halil'deki Harem-i İbrahim Camii'nde ise İsrail askerlerinin ezan okunmasına sık sık müdahale ettiği kaydedildi. Bakanlık, haziran ayında 84 kez ezanın engellendiğini, bu durumun Müslümanların ibadet özgürlüğüne açık bir müdahale olduğunu belirtti. El Halil'de yaşayan Filistinliler, özellikle sabah ve akşam ezanlarında yoğun kısıtlamalarla karşılaştıklarını ifade ediyor.
Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı, İsrail'in bu uygulamalarının bölgedeki gerginliği artırdığına dikkat çekerek, uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdı. Bakanlık, Mescidi Aksa ve Harem-i İbrahim Camii'nin İslam dünyası için taşıdığı önemi hatırlatarak, bu tür saldırıların kabul edilemez olduğunu söyledi.
Öte yandan, İsrail güçlerinin sivil yerleşim yerlerinde de baskınlar düzenlediği belirtiliyor. Haziran ayında Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te çok sayıda evin arandığı, onlarca Filistinlinin gözaltına alındığı bildirildi. Bu operasyonların, Filistin halkı üzerindeki baskıyı daha da artırdığı yorumları yapılıyor.
Bağımsız değerlendirmelere göre, İsrail'in bu politikaları iki devletli çözümün önündeki engelleri derinleştiriyor. Mescidi Aksa ve El Halil'deki ibadet özgürlüğü kısıtlamaları, sadece dini değil aynı zamanda siyasi bir sorun olarak da ele alınmalı. Uluslararası toplumun bu konuda daha etkin adımlar atması, bölgede kalıcı barışın tesisi için kritik önem taşıyor.