İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye kentine bağlı Arab Salim beldesinde Hizbullah'a ait olduğunu öne sürdüğü bir binayı hedef göstererek yeni bir saldırı tehdidi yayımladı. Ordu tarafından yapılan yazılı açıklamada, söz konusu yapının “terör altyapısı” olarak kullanıldığı iddia edildi ve bölge sakinlerine uyarıda bulunuldu. Tehdit, İsrail ile Hizbullah arasında 2024 yılında varılan ateşkese rağmen gerginliğin yeniden tırmandığını gösteriyor.
İsrail ordusundan haritalı tehdit
İsrail ordusunun açıklamasında, Arab Salim beldesindeki belirli bir binanın kırmızıyla işaretlendiği bir görsel paylaşıldı. Askeri yetkililer, binanın Hizbullah tarafından kullanıldığını iddia ederek, bölgede yaşayanların can güvenliği için derhal uzaklaşmaları çağrısında bulundu. Bu tür uyarılar, İsrail'in geçmişte Lübnan'da gerçekleştirdiği hava saldırıları öncesinde sıkça başvurduğu bir yöntem olarak biliniyor.
Lübnan resmi kaynaklarından henüz konuya ilişkin bir açıklama gelmedi. Ancak yerel haber ajansları, İsrail'in son haftalarda Lübnan'ın güneyine yönelik ihlallerinin arttığını ve özellikle Nebatiye çevresinde keşif uçuşlarının yoğunlaştığını bildiriyor.
Ateşkes sonrası en ciddi tehdit
İsrail ve Hizbullah arasında 27 Kasım 2024'te yürürlüğe giren ateşkes anlaşması, 13 aydan fazla süren çatışmalara resmi olarak son vermişti. Ancak anlaşmanın uygulanmasına yönelik tartışmalar devam ediyor. İsrail, Hizbullah'ın güneydeki varlığını tamamen sonlandırmadığını savunurken, Lübnan hükümeti ise İsrail'in sık sık hava sahasını ihlal ettiğini ve anlaşmayı ihlal ettiğini belirtiyor. Arab Salim'e yönelik bu son tehdit, ateşkesin kırılganlığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Uzmanlar, İsrail'in bu tür uyarıları genellikle sivil kayıpları önlemek bahanesiyle yaptığını, ancak asıl amacın bölgede psikolojik baskı oluşturmak ve Hizbullah'ın hareket alanını kısıtlamak olduğunu değerlendiriyor. Öte yandan, Lübnan'ın güneyinde yaşayan siviller, olası bir saldırı durumunda canlarını kurtaracak güvenli bir bölge bulunmadığını ifade ediyor.
Uluslararası aktörlerden sessizlik
İsrail'in Arab Salim'e yönelik tehdidine uluslararası toplumdan henüz bir tepki gelmedi. Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL), geçmişte benzer durumlarda taraflara itidal çağrısı yapmıştı. Ancak bu kez UNIFIL'den bir açıklama yapılmadı. ABD yönetimi ise İsrail'in kendini savunma hakkını desteklediğini yineleyerek, gerilimin düşürülmesi gerektiğini belirtmekle yetiniyor.
Bölgesel analistler, İsrail'in bu hamlesinin arkasında yeni ABD yönetiminin Orta Doğu politikasındaki belirsizliklerin ve İran'a yönelik artan baskının olabileceğini öne sürüyor. Hizbullah'ın ise olası bir saldırıya karşılık verme konusunda temkinli davrandığı, ancak hazırlıklarını sürdürdüğü belirtiliyor.
Lübnan'da endişe artıyor
Lübnan, son yıllarda ekonomik kriz, siyasi istikrarsızlık ve altyapı sorunlarıyla boğuşurken, yeni bir çatışma riski halk arasında korku yaratıyor. Özellikle güney bölgelerinde yaşayanlar, 2024'teki savaşta büyük yıkım yaşadı ve henüz yaralarını saramadı. Arab Salim gibi küçük beldelerde ise temel hizmetlere erişim bile kısıtlı.
İsrail'in tehdidi, bölgede yeni bir göç dalgasını tetikleyebilir. Lübnan hükümeti, uluslararası topluma çağrıda bulunarak İsrail'in saldırgan tutumuna son verilmesini istiyor. Ancak şu ana kadar somut bir adım atılmış değil.
İsrail'in Arab Salim'e yönelik tehdidi, ateşkesin ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Bölgede kalıcı barış için sadece askeri çözümlerin yeterli olmadığı, siyasi diyalog ve güven artırıcı önlemlerin şart olduğu bir kez daha ortaya çıkıyor. Uluslararası toplumun etkili bir arabuluculuk yapmaması halinde, Lübnan'ın güneyinde yeniden sıcak çatışma riski kapıda.