İsrail ordusunun 2 Mart'tan bu yana Lübnan'a ateşkese rağmen düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 31 artarak 3 bin 355'e yükseldi. Son bir haftada meydana gelen saldırılarda çoğu sivil 31 kişi daha yaşamını yitirirken, yaralı sayısı da 12 bini aştı. Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, saldırıların özellikle güney bölgeleri ile başkent Beyrut'un güney varoşlarını hedef aldığı belirtildi.
İhlaller ve Uluslararası Tepkiler
Ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail'in hava ve topçu saldırılarını sürdürmesi, uluslararası toplumdan sert tepki çekiyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, konuyu acil gündemine alırken, Lübnan hükümeti İsrail'i anlaşmayı ihlal etmekle suçluyor. İsrail ise saldırılarını Hizbullah hedeflerine yönelik olduğunu iddia ederek savunuyor. Ancak sivil kayıpların büyük kısmı, hava saldırılarının yerleşim bölgelerine isabet etmesiyle meydana geliyor.
Ekonomik ve İnsani Kriz Derinleşiyor
Çatışmaların uzaması, Lübnan'da zaten kırılgan olan ekonomiyi daha da kötüleştiriyor. Ülke, 2019'dan bu yana süren ekonomik krizle boğuşurken, saldırılar nedeniyle tarım arazileri ve altyapı büyük zarar gördü. Lübnan Lirası dolar karşısında rekor düşüş yaşarken, gıda ve yakıt fiyatları hızla yükseliyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği, saldırılar nedeniyle yerinden edilenlerin sayısının 300 bini aştığını bildirdi. İnsani yardım kuruluşları, bölgeye acil yardım ulaştırılması çağrısı yapıyor.
İsrail-Lübnan sınırındaki gerginlik, kısa vadede sona ermeyecek gibi görünüyor. Taraflar arasında kalıcı bir çözüm arayışı sürerken, bölgenin istikrara kavuşması için uluslararası arabuluculuk çabalarının yoğunlaştırılması gerekiyor. Aksi takdirde, insani kriz daha da derinleşecek ve bölgesel bir çatışmaya dönüşme riski artacak.