İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Savunma Bakanı Yisrael Katz ve Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptına rağmen, Lübnan'ın güneyinde "güvenli bölge" olarak adlandırdıkları şeridi işgal etmeye devam edeceklerini açıkladı. Bu karar, bölgedeki tansiyonu yükseltirken uluslararası toplumdan tepki çekiyor.
İşgal planı ve resmi açıklamalar
Netanyahu, başkent Tel Aviv'de düzenlediği basın toplantısında, Lübnan'ın güneyindeki işgalin süreceğini ifade etti. "Güvenli bölge, İsrail vatandaşlarının korunması için hayati önem taşıyor. ABD-İran anlaşması bu gerçeği değiştirmez" dedi. Savunma Bakanı Katz ise ordunun Lübnan'da kalıcı olarak konuşlanacağını ve Hizbullah'a karşı operasyonların artacağını belirtti.
Bölgesel ve uluslararası tepkiler
Lübnan hükümeti, İsrail'in bu hamlesini egemenlik ihlali olarak nitelendirdi ve Birleşmiş Milletler'e başvurdu. ABD Dışişleri Bakanlığı, mutabakatın İran'ın nükleer programına yönelik olduğunu, Lübnan'daki durumun ayrı bir mesele olduğunu bildirdi. Arap Birliği ise İsrail'in işgalini kınayan bir bildiri yayımladı. Bölgedeki analistler, bu adımın İsrail-İran gerginliğini daha da tırmandırabileceği uyarısında bulunuyor.
İsrail ordusu, 2006 yılındaki savaşın ardından Lübnan'ın güneyinde tampon bölge oluşturmuş, ancak 2000 yılında çekilmişti. Son açıklamalar, İsrail'in yeniden kalıcı bir askeri varlık kurma niyetinde olduğunu gösteriyor. Bu durum, 1701 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararına aykırılık teşkil ediyor. Uzmanlara göre, İsrail'in bu hamlesi, hem Lübnan'da hem de bölgede yeni bir çatışma dalgasını tetikleyebilir.