İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Lübnan yönetimiyle ABD arabuluculuğunda varılan ateşkes ve çerçeve anlaşmaya ilişkin yaptığı açıklamada, ülkesinin Hizbullah’ın silahsızlandırılması sağlanana kadar Lübnan’ın güneyindeki askeri varlığını sürdüreceğini belirtti. Saar, anlaşmanın uygulanmasının izlenmesi gerektiğini vurgularken, Beyrut’un örgütü etkisiz hale getirme taahhüdünü yerine getirmediği takdirde İsrail’in geri çekilmeyeceğini söyledi.
Saar’dan net mesaj: Silahsızlanma şart
İsrail Dışişleri Bakanı, başkent Tel Aviv’de düzenlediği basın toplantısında, “Hizbullah tamamen silahsızlandırılana ve güney Lübnan’daki varlığı sona erene kadar İsrail Savunma Kuvvetleri bölgeden çekilmeyecektir” ifadelerini kullandı. Saar, çerçeve anlaşmanın bu şartı içerdiğini ve uluslararası toplumun da bu süreci denetlemesi gerektiğini ekledi. İsrail’in güvenlik kaygılarını gidermek için askeri operasyonların devam edebileceğinin sinyalini veren Bakan, Hizbullah’ın yeniden güçlenmesine izin verilmeyeceğini vurguladı.
Lübnan’daki siyasi çevreler ise İsrail’in bu tutumunu eleştiriyor. Başkent Beyrut’tan yapılan açıklamalarda, çerçeve anlaşmanın İsrail’in işgaline son vermesini öngördüğü hatırlatılırken, Saar’ın sözlerinin anlaşmanın ruhuna aykırı olduğu ifade edildi. Hizbullah ise henüz resmi bir yanıt vermedi, ancak örgüte yakın kaynaklar silahsızlanmanın “kırmızı çizgi” olduğunu yineliyor.
Tarihsel arka plan ve ABD’nin rolü
İsrail ile Lübnan arasındaki gerilim, 2006’daki savaştan bu yana düşük yoğunluklu çatışmalarla sürüyor. Hizbullah’ın İsrail sınırına yakın bölgelerdeki askeri varlığı, İsrail’i sürekli tehdit altında hissettiriyor. Son yıllarda İsrail, Suriye’deki İran destekli güçlere yönelik hava saldırılarını artırırken, Lübnan sınırında da zaman zaman çatışmalar yaşanıyor. ABD’nin arabuluculuğunda imzalanan çerçeve anlaşma, deniz sınırı anlaşmazlığını çözmeyi ve karada istikrarı sağlamayı hedefliyor. Ancak Hizbullah’ın silahsızlandırılması konusu, taraflar arasındaki en kritik uyuşmazlık noktasını oluşturuyor.
Uluslararası ilişkiler uzmanları, İsrail’in bu çıkışının anlaşmayı zora sokabileceğini belirtiyor. Lübnan’ın zaten ekonomik krizle boğuştuğu bir dönemde yeni bir askeri gerilimin bölgeyi daha da istikrarsızlaştırabileceği uyarısı yapılıyor. ABD’nin ise tarafları uzlaştırmak için diplomatik girişimlerini sürdürdüğü, ancak İsrail’in güvenlik taleplerinin Lübnan’daki siyasi dengeleri zorladığı ifade ediliyor.
Sonuç olarak, İsrail’in Hizbullah’ın silahsızlandırılmaması halinde çekilmeyeceği yönündeki açıklaması, taraflar arasındaki hassas dengeyi yeniden gündeme taşıdı. Anlaşmanın uygulanabilirliği, önümüzdeki haftalarda yapılacak müzakerelerde netlik kazanacak. Bölgedeki gelişmeler, sadece iki ülkeyi değil, Doğu Akdeniz’deki güç dengelerini de etkileme potansiyeli taşıyor.