İsrail ordusu, Lübnan ile varılan çerçeve anlaşması ve ateşkesin ardından Lübnan'ın güneyindeki bazı beldelere hava ve topçu saldırıları düzenledi. Saldırılar, bölgedeki gerginliği yeniden tırmandırırken, uluslararası toplumdan tepki çekti. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, saldırıların Hizbullah'a ait hedeflere yönelik olduğu belirtildi. Ancak Lübnanlı yetkililer, saldırılarda sivil yerleşim yerlerinin de vurulduğunu duyurdu.
Saldırının Detayları
İsrail savaş uçakları, Lübnan'ın güneyindeki Deyr Kırun, Ayn el-Hilve ve Zibkin beldelerine hava saldırıları düzenledi. Aynı anda topçu birlikleri de sınıra yakın noktaları hedef aldı. Saldırılar sonucu ilk belirlemelere göre 2 sivil yaralanırken, bazı evler ve tarım arazileri hasar gördü. Lübnan Sağlık Bakanlığı, yaralıların hastanelere kaldırıldığını ve can kaybı olmadığını açıkladı.
Anlaşmaların Ardından Gelen Saldırı
Saldırı, geçtiğimiz haftalarda imzalanan İsrail-Lübnan çerçeve anlaşması ve ABD-İran mutabakatının ardından geldi. Anlaşmalar, sınırda kalıcı ateşkes ve gerilimin azaltılmasını öngörüyordu. İsrail, Hizbullah'ın anlaşmayı ihlal ettiğini ve güneyde mevzilendiğini iddia ederek saldırının gerekçesini savundu. Ancak Lübnan hükümeti, Hizbullah'ın herhangi bir ihlalde bulunmadığını ve İsrail'in provokasyon amacıyla hareket ettiğini söyledi.
Birleşmiş Milletler Lübnan Özel Koordinatörü, tarafları itidal çağrısında bulunarak saldırıyı kınadı. ABD Dışişleri Bakanlığı ise olayı endişeyle takip ettiğini ve gerilimin düşürülmesi için temaslarını sürdürdüğünü bildirdi. Avrupa Birliği yetkilileri, ateşkesin korunmasının önemini vurguladı.
Bölgesel Bağlam
Lübnan'ın güneyi, tarihsel olarak İsrail-Hizbullah çatışmalarının odağında yer almıştır. 2006 savaşından bu yana BM Gücü UNIFIL bölgede konuşlanmış durumda. Son yıllarda sınırda düşük yoğunluklu çatışmalar yaşansa da geniş çaplı bir savaş yaşanmamıştı. Son saldırı, mevcut hassas dengeyi bozma potansiyeli taşıyor. Uzmanlar, anlaşmalara rağmen her iki tarafın da tam anlamıyla silahlardan arınmadığını ve bölgenin kırılgan olduğunu belirtiyor. Önümüzdeki günlerde tansiyonun daha da yükselmesi beklenmekle birlikte, diplomatik çabaların yoğunlaşmasıyla yeni bir sıcak çatışmanın önüne geçilmesi mümkün görünüyor.