İsrail ordusu, geçtiğimiz ay ilan edilen ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyine yönelik hava saldırılarını, topçu atışlarını ve karadan sızma girişimlerini sürdürüyor. Lübnan resmi kaynaklarına göre, son 24 saat içinde İsrail savaş uçakları ve insansız hava araçları, başta Nebatiye ve Sur olmak üzere birçok bölgeye hava operasyonları düzenledi. Topçu birlikleri ise sınır köylerini bombaladı. Saldırılarda can kaybı ve maddi hasar meydana geldiği bildirildi.
Ateşkes İhlalleri ve Bölgesel Yansımalar
İsrail ve Lübnan arasında varılan ateşkes anlaşması, 27 Kasım 2024 tarihinde yürürlüğe girmişti. Ancak anlaşmanın üzerinden bir ay geçmeden saldırıların yeniden başlaması, bölgede kalıcı barış umutlarını zayıflattı. İsrail ordusu, saldırıların Hizbullah'ın yeniden yapılanma çabalarını engellemek amacıyla yapıldığını öne sürüyor. Lübnan hükümeti ise saldırıları uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendiriyor ve ateşkesin derhal uygulanması çağrısında bulunuyor.
Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL), bölgede artan gerilimden endişe duyduğunu açıkladı. UNIFIL sözcüsü, taraflara itidal çağrısı yaparak, sivil halkın korunması gerektiğini vurguladı. Uluslararası toplumdan da benzer açıklamalar geldi. ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in kendini savunma hakkını tanıdıklarını ancak sivil kayıpların kabul edilemez olduğunu belirtti. Avrupa Birliği ise ateşkesin korunması için diplomatik çabaların yoğunlaştırılması gerektiğini ifade etti.
Ekonomik ve İnsani Etkiler
Lübnan'ın güneyindeki çatışmalar, ülkenin zaten kırılgan olan ekonomisini daha da kötüleştiriyor. Lübnan Merkez Bankası verilerine göre, ülke ekonomisi son beş yılda %60'tan fazla küçüldü. Saldırılar nedeniyle tarım arazileri zarar gördü, balıkçılık faaliyetleri durma noktasına geldi. Bölgeden binlerce kişi göç etmek zorunda kaldı. Lübnan hükümeti, artan insani ihtiyaçları karşılamakta zorlanıyor. Uluslararası yardım kuruluşları, acil insani yardım çağrısında bulunuyor.
Öte yandan, İsrail'in saldırıları, bölgesel ticareti de olumsuz etkiliyor. Lübnan limanlarındaki yükleme-boşaltma işlemleri yavaşladı, sigorta maliyetleri arttı. Uzmanlar, çatışmaların uzaması halinde Doğu Akdeniz'deki enerji projelerinin de risk altına girebileceğini belirtiyor. İsrail'in doğalgaz sahalarına yönelik olası tehditler, enerji fiyatlarında dalgalanmaya yol açabilir.
Siyasi Çözüm Arayışları
Lübnan Başbakanı Necib Mikati, saldırıları kınayarak, ateşkesin garantörü olan ülkelere sorumluluklarını hatırlattı. Mikati, "İsrail'in saldırıları, ateşkes anlaşmasının açık bir ihlalidir. Uluslararası toplum bu ihlallere sessiz kalmamalıdır" dedi. Hizbullah lideri ise yaptığı açıklamada, saldırılara karşılık verileceği sinyalini verdi. Ancak şu ana kadar Hizbullah'tan misilleme niteliğinde büyük bir saldırı gelmedi.
Diplomatik kaynaklara göre, Katar ve Mısır arabuluculuk çabalarını sürdürüyor. Ancak İsrail'in operasyonlarına devam etmesi, müzakereleri zorlaştırıyor. BM Güvenlik Konseyi'nin konuyu acil olarak görüşmesi bekleniyor. Analistler, ateşkesin kalıcı olması için İsrail'in güvenlik endişelerinin giderilmesi ve Lübnan'ın egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiğini vurguluyor.
Sonuç olarak, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları, bölgede istikrarı tehdit ediyor. Ateşkesin sağlanması ve uygulanması için uluslararası baskı artırılmazsa, çatışmaların daha geniş bir bölgesel savaşa dönüşme riski bulunuyor. Lübnan halkı ise bir yandan ekonomik krizle, diğer yandan güvenlik tehditleriyle mücadele ediyor. Barış için diplomatik girişimlerin hızlandırılması gerekiyor.