ABD arabuluculuğunda İsrail ile Lübnan arasında ateşkesin uygulanmasına yönelik kritik bir mutabakat sağlandı. Ancak diplomatik ilerlemeye rağmen sahadaki gerilim henüz sona ermiş değil. İsrail'in kuzey kesimlerinde sirenler yeniden çalarken, taraflar arasında karşılıklı suçlamalar devam ediyor.
Mutabakatın ayrıntıları
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken'ın duyurduğu mutabakat, İsrail ile Lübnan arasında sınır güvenliği ve ateşkes mekanizmalarını kapsıyor. Anlaşmaya göre, Lübnan topraklarından İsrail'e yönelik saldırıların durdurulması ve İsrail'in hava operasyonlarının sonlandırılması öngörülüyor. BM Geçici Görev Gücü'nün (UNIFIL) bölgedeki varlığının güçlendirilmesi de mutabakatın bir parçası.
Kuzeyde sirenler yeniden çaldı
Mutabakatın hemen ardından İsrail'in kuzeyinde sirenler çalmaya başladı. Lübnan'dan atıldığı iddia edilen roketler nedeniyle halk sığınaklara yöneldi. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), Lübnan topraklarından birkaç roket atıldığını doğrularken, can kaybı bildirilmedi. Lübnan tarafı ise roketlerin kaynağının kendi sorumluluk alanı dışında olduğunu savundu.
Diplomasi ve askeri gerilim bir arada
Son haftalarda İsrail-Lübnan sınırında tansiyon yükselmiş, Hizbullah'ın olası bir saldırısına karşı İsrail kuzeydeki birliklerini takviye etmişti. ABD, Fransa ve Birleşmiş Milletler'in yoğun diplomasi trafiği sonucu varılan mutabakatın, tam anlamıyla uygulanması için tarafların taahhütlerine sadık kalması gerekiyor. Ancak yerel kaynaklar, sahada hâlâ sıcak çatışma riskinin bulunduğunu belirtiyor.
Orta Doğu'daki bu gelişmeler, bölgesel güç dengelerini yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor. İsrail'in kuzeydeki sirenlerin susturulması için hem askeri caydırıcılığını korumak hem de diplomatik kanalları açık tutmak zorunda olduğu görülüyor. Lübnan'ın ise iç siyasi ve ekonomik krizlerle boğuşurken, sınır ötesi çatışmalardan uzak durmaya çalıştığı anlaşılıyor. Tarafların ateşkese bağlı kalıp kalmayacağı önümüzdeki günlerde netleşecek.