İsrail savaş uçaklarının, ateşkes anlaşmasına rağmen Lübnan'ın güneyindeki beldelere düzenlediği hava saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısı 11'e çıktı. Saldırılarda onlarca kişi de yaralanırken, bölgede insani durumun giderek kötüleştiği bildiriliyor. Lübnan resmi ajansı NNA'nın verdiği bilgiye göre, saldırılar özellikle Nabatiye, Marjayoun ve Bint Jbeil bölgelerinde yoğunlaştı. Ateşkesin ihlali, uluslararası toplumda büyük tepki çekerken, bölgedeki tansiyonun yeniden yükselmesine neden oldu.
Saldırıların Detayları ve Kayıplar
Lübnan Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İsrail savaş uçaklarının gece saatlerinde birçok noktayı hedef aldığı ve ilk belirlemelere göre 11 kişinin öldüğü, 23 kişinin yaralandığı kaydedildi. Yaralılar arasında kadın ve çocukların da bulunduğu, bazı yaralıların durumunun ağır olduğu belirtildi. Saldırıların, ateşkesin ikinci gününde gerçekleşmesi dikkat çekti. Lübnan Başbakanı Necib Mikati, yaptığı açıklamada, "İsrail'in ateşkesi ihlali, uluslararası hukukun açık bir ihlalidir" dedi ve Birleşmiş Milletler'e derhal müdahale çağrısında bulundu. Öte yandan, İsrail ordusundan yapılan açıklamada, saldırıların Hizbullah'ın ateşkesi ihlal ettiği gerekçesiyle gerçekleştirildiği öne sürüldü. İsrail, Hizbullah'ın güneyde mevzilendiğini iddia etti, ancak bu iddialara Lübnan tarafından yalan geldi.
Bölgedeki İnsani Durum ve Uluslararası Tepkiler
Saldırıların ardından bölgede yaşayan binlerce kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) verilerine göre, son iki gün içinde yaklaşık 15 bin kişi güney bölgelerinden başka yerlere göç etti. Sağlık kuruluşları, hastanelerin yaralılarla dolup taştığını ve tıbbi malzeme sıkıntısı yaşandığını belirtiyor. Uluslararası toplumdan tepkiler gecikmedi. AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, yaptığı yazılı açıklamada, "Ateşkesin tüm taraflarca tam olarak uygulanması şarttır. İsrail'in saldırıları kabul edilemez" ifadelerini kullandı. Türkiye Dışişleri Bakanlığı da bir açıklama yaparak, "İsrail'in ateşkesi çiğnemesi, bölgesel barışa yönelik en büyük tehdittir" dedi. Arap Birliği ise acil toplantı kararı aldı.
Bu gelişmeler, 27 Kasım'da imzalanan ateşkes anlaşmasının ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gösterdi. Anlaşma, İsrail ile Lübnan arasında ABD ve Fransa arabuluculuğunda varılmıştı. Anlaşma, Hizbullah'ın güçlerini Litani Nehri'nin kuzeyine çekmesini, İsrail'in ise Lübnan topraklarından çekilmesini öngörüyordu. Ancak tarafların birbirlerini ihlalle suçlaması, anlaşmanın uygulanmasını zora sokuyor. Uzmanlar, bu saldırıların ardından tansiyonun daha da yükseleceğini ve ateşkesin tamamen çökmesi riskinin bulunduğunu belirtiyor.
Lübnan halkı, 1975-1990 iç savaşı ve 2006'daki İsrail savaşından bu yana en büyük insani krizlerden birini yaşıyor. Ülkede elektrik ve su altyapısı büyük zarar görmüş durumda. Beyrut'un güneyindeki nüfus yoğun bölgelerde günlük yaşam felç olmuş vaziyette. Bu son saldırılar, bölgedeki istikrarsızlığın derinleşmesine yol açarken, uluslararası aktörlerin de etkisizliğini gözler önüne seriyor.