Fransa'dan ABD'ye, İskoçya'dan Afrika'ya kadar birçok ülkede seçimleri manipüle etmek, kamuoyunu yönlendirmek ve liderleri itibarsızlaştırmak amacıyla kurulduğu iddia edilen İsrail merkezli özel istihbarat ve algı yönetimi şirketi BlackCore'un faaliyetleri deşifre oldu. Şirketin, Filistin yanlısı gibi görünen paravan dernekler aracılığıyla veri topladığı, sahte sosyal medya hesaplarıyla dezenformasyon yaydığı ve seçimlere müdahale ettiği ortaya çıktı.
Siyber müdahale ve sahte hesaplar
Yapılan araştırmalara göre BlackCore, en az 256 sahte sosyal medya hesabı ve çok sayıda web sitesi üzerinden, özellikle İsrail karşıtı görünen içerikleri yayarak hedef ülkelerdeki siyasi atmosferi etkilemeye çalıştı. Fransa'da yapılan son seçimlerde aşırı sağcı adayları destekleyen, ABD'de ise belirli senatörleri hedef alan kampanyalar yürüttüğü belirlendi. Türkiye'ye yönelik de benzer operasyonların planlandığı ancak henüz uygulamaya geçemediği ifade ediliyor.
Filistin maskesi altında operasyon
Şirketin kullandığı yöntemler arasında, Filistin yanlısı sivil toplum kuruluşu görünümünde dernekler kurmak ve bu dernekler aracılığıyla aktivistlerin verilerini toplamak yer alıyor. Toplanan verilerle hedef kişilerin itibarını zedeleyici içerikler üretilip sosyal medyada yayılıyor. BlackCore'un müşterileri arasında İsrail hükümetine yakın kurumlar ve özel şirketler olduğu iddia ediliyor. İsrail tarafı ise iddiaları yalanlayarak, şirketin bağımsız hareket ettiğini savundu.
Uluslararası tepkiler
Olayın ortaya çıkmasının ardından Fransa ve ABD'den sert tepkiler geldi. Fransa Cumhurbaşkanlığı, seçim sürecine müdahale girişimlerini 'kabul edilemez' olarak nitelendirirken, ABD Dışişleri Bakanlığı konuyu yakından takip ettiğini duyurdu. İskoçya'da da benzer operasyonların tespit edildiği ve soruşturma başlatıldığı belirtiliyor. Uzmanlar, bu tür özel istihbarat şirketlerinin demokratik süreçler için büyük bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekiyor.
Bağımsız değerlendirme
BlackCore'un ifşa edilmesi, uluslararası toplumun dezenformasyon ve siber müdahalelere karşı ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Özellikle seçim dönemlerinde bu tür operasyonların etkisi büyük olabilmektedir. Türkiye'nin de hedef ülkeler arasında olması, ülkemizdeki dijital güvenlik önlemlerinin ne kadar kritik olduğunu göstermektedir. Demokratik süreçlerin korunması adına uluslararası iş birliği ve şeffaflık mekanizmalarının güçlendirilmesi bir zorunluluktur.