İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir, Kudüs’teki camilerden yükselen ezan sesine yönelik skandal bir açıklama yaptı. Ben Gvir, yaptığı yazılı açıklamada, “Camilerden gelen gürültüyü keserim” ifadelerini kullanarak Müslümanların ibadet özgürlüğünü hedef aldı. Bu provokatif tehdit, İsrail’in Gazze Şeridi’nde sürdürdüğü soykırım ve insanlık dışı saldırıların gölgesinde geldi.
Ben Gvir’den Ezan Karşıtı Sürekli Tehdit
İsrail basınına göre Ben Gvir, Kudüs’teki bazı camilerde hoparlörle okunan ezanın yasaklanması için polis talimatı verdiğini iddia etti. Bakan, “Müslüanlar dinlerini yaşamak istiyorlarsa, bunu sessizce yapmalılar. Hoparlörlerden yayılan gürültüyü tolere etmeyeceğiz” dedi. Siyonist bakan, daha önce de Mescid-i Aksa’ya yönelik baskınları ve Filistinli mahallelerdeki yıkımlarıyla biliniyor.
Ben Gvir’in bu çıkışı, İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayan politikalarının bir yansıması olarak değerlendiriliyor. 2023’te patlak veren savaşta Gazze’de on binlerce sivil hayatını kaybederken, Batı Şeria ve Kudüs’te de baskılar artmış durumda.
Filistin’den ve Dünyadan Tepkiler
Filistin yönetimi, Ben Gvir’i “dini nefret suçu” işlemekle suçladı. Filistin Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Bu, kutsal değerlere ve uluslararası hukuka açık bir saldırıdır” denildi. Mısır ve Ürdün de İsrail’i provokasyonlara son vermeye çağırdı. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi ise konuyu yakından takip ettiğini duyurdu.
Türkiye’den de sert tepkiler geldi. Dışişleri Bakanlığı, “İsrailli bakanın kışkırtıcı söylemleri kabul edilemez” açıklamasını yaparken, Diyanet İşleri Başkanlığı ezanın susturulamayacağını vurguladı.
Arka Plan: Kudüs’te Gerginlik Sürüyor
Kudüs, üç semavi din için kutsal kabul edilen bir şehir. Ancak İsrail’in 1967’de Doğu Kudüs’ü işgal etmesinden bu yana kentte tansiyon yüksek. Özellikle Ramazan aylarında Mescid-i Aksa çevresinde yaşanan çatışmalar, ezan ve ibadet özgürlüğü konusunu sürekli gündeme getiriyor. Ben Gvir, daha önce de Mescid-i Aksa’ya baskın düzenlemiş ve “Yahudi egemenliği” söylemiyle uluslararası tepki çekmişti.
İsrail’de koalisyon hükümetinin en radikal isimlerinden biri olan Ben Gvir, ırkçı söylemleriyle biliniyor. Ezan yasağı tehdidi, aslında İsrail’in Filistinlilere yönelik ayrımcı politikalarının yeni bir boyutu olarak görülüyor. İnsan hakları örgütleri, bu tür girişimlerin bölgede daha büyük bir çatışmaya yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Sonuç: Dini Hoşgörüsüzlük Tehlike Saçıyor
Ben Gvir’in ezan karşıtı çıkışı, yalnızca Filistin meselesinde değil, küresel ölçekte dini hoşgörüsüzlüğün tehlikeli bir örneği. Ezan, yüzyıllardır Müslümanlar için sadece bir çağrı değil, aynı zamanda bir kimlik ve direniş sembolü. Bu tehdit, İsrail’in insan hakları ve ifade özgürlüğü konusundaki samimiyetsizliğini bir kez daha ortaya koyuyor. Bölgede barış istiyorsak, her dinin ibadet özgürlüğüne saygı duyulması şart.