İsrail işgal güçleri, Doğu Kudüs ve Batı Şeria'nın Müslümanlar için hassas bölgelerinden biri olan El Halil'de, Harem-i İbrahim Camii'nde 10 gündür ezan okunmasını engelliyor. Filistinli yetkililere göre, mescit tamamen kapatılarak ibadete kapatılmış durumda. Bölge sakinleri, bu adımın caminin sinagoga dönüştürülmesi yönünde atılmış bir adım olduğunu düşünüyor.
Harem-i İbrahim Camii'nde Ezan Yasağı Sürüyor
El Halil kentindeki Harem-i İbrahim Camii, Müslümanlar için Kudüs'ten sonra en kutsal yerlerden biri kabul ediliyor. Ancak İsrail makamları, cami içinde ve çevresinde güvenlik gerekçesiyle ezan okunmasına izin vermiyor. Edinilen bilgilere göre, bu durum 10 gündür kesintisiz devam ediyor. Filistin Yönetimi, konuyu İslam İşbirliği Teşkilatı ve Birleşmiş Milletler gündemine taşımayı planlıyor. Bölgede yaşayan Müslümanlar, sabah ve akşam ezanlarının susturulmasının psikolojik bir savaş olduğunu ifade ediyor.
Filistinlilerden Tepki: 'Sinagoga Dönüştürülüyor'
Filistin Yönetimi Sivil İşler Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "İsrail işgal güçleri, Harem-i İbrahim Camii'ndeki tüm dini faaliyetleri durdurdu. Camiye ait hoparlörler söküldü, müezzinler göreve alınmadı. Bu, bölgenin tamamen sinagoga dönüştürülmesi projesinin bir parçasıdır" denildi. Açıklamada, ayrıca bu adımın uluslararası hukuka aykırı olduğu vurgulandı. El Halil Valisi, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Harem, sadece Müslümanların değil, tüm inançların ortak mirasıdır. Bu yasak, barışı sabote etmeye yönelik bir provokasyondur" ifadelerini kullandı.
İsrail yönetimi ise konuyla ilgili resmi bir açıklama yapmaktan kaçınıyor. Bazı İsrailli aşırı sağcı gruplar, Harem-i İbrahim'in tamamen Yahudilere ait olduğunu iddia ederek statükonun değiştirilmesini istiyor. Ancak 1997'de imzalanan El Halil Protokolü, caminin Müslümanlara ait olduğunu ve günde 10 vakit namaz için açık tutulmasını garanti altına alıyor.
Bu olay, İsrail'in işgal altındaki topraklardaki ibadet özgürlüğü ihlallerinin yeni bir örneği olarak kayıtlara geçiyor. Daha önce de El Aksa Camii çevresinde benzer kısıtlamalar yaşanmıştı. Bölge halkı, uluslararası topluma bu işgale karşı harekete geçme çağrısı yapıyor. Özellikle kutsal günlerde uygulanan yasakların Müslümanlar arasında büyük infial yarattığı biliniyor.
Harem-i İbrahim Camii'ndeki sessizlik, sadece bölge halkının değil, tüm İslam dünyasının tepkisini çekiyor. Ezanın susturulması, sembolik bir saldırı olarak görülüyor. Bu adım, barış görüşmelerine de gölge düşürürken, Filistin meselesinde tansiyonun yükselmesine neden oluyor. İsrail'in uluslararası hukuka uygun davranması, dini hoşgörüyü sağlaması ve işgali sonlandırması gerekiyor. Aksi takdirde bu tür krizlerin sürekli yaşanması kaçınılmaz görünüyor.