İsrail güvenlik güçleri, işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Kalendiya Mülteci Kampı ile Kefr Akab beldesine sabah saatlerinde geniş çaplı bir baskın düzenledi. Baskın sırasında kamptaki camilerde hoparlörlerden sabah ezanının okunmasına izin verilmediği bildirildi. Görgü tanıkları, askeri araçların bölgeye giriş yaptığını ve camilerin yakınında güvenlik önlemleri alındığını aktardı.
Baskın Detayları ve Ezan Yasağı
Edinilen bilgilere göre, İsrail askerleri sabah namazı öncesinde Kalendiya Kampı'ndaki mescitlere ve Kefr Akab beldesindeki camilere ulaşan yolları kapatarak, ezan okunmasını engelledi. Bazı camilerde hoparlör sistemlerine müdahale edildiği, bazılarında ise görevlilere uyarılar yapıldığı öğrenildi. Baskın sırasında çok sayıda Filistinli gencin gözaltına alındığı, evlerde aramalar yapıldığı da gelen bilgiler arasında. Kalendiya Mülteci Kampı, Doğu Kudüs ile Ramallah arasında stratejik bir konumda yer alıyor ve sık sık İsrail askerlerinin operasyonlarına sahne oluyor.
Filistinlilerden Kınama ve Uluslararası Tepkiler
Filistin yönetimi, ezan yasağını "dini özgürlüklere açık bir saldırı" olarak nitelendirerek kınadı. Filistinli yetkililer, İsrail'in bu tür uygulamalarının bölgede gerginliği artırdığını ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguladı. İslam İşbirliği Teşkilatı ve bazı Arap ülkeleri de yasağı kınayan açıklamalar yaptı. İsrail ordu sözcülüğü ise operasyonun güvenlik gerekçeleriyle yapıldığını, ezan yasağına ilişkin herhangi bir bilginin bulunmadığını öne sürdü.
Bu olay, İsrail'in Doğu Kudüs'teki Mescid-i Aksa'ya yönelik kısıtlamalara sık sık gündeme geldiği bir dönemde yaşanıyor. Son haftalarda Ramazan ayı nedeniyle bölgede güvenlik önlemleri artırılmıştı. Ancak ezanın engellenmesi, daha önce nadir görülen bir uygulama olarak dikkat çekiyor.
Kalendiya Mülteci Kampı, 1948 Arap-İsrail Savaşı sonrasında kurulan ve yaklaşık 10 bin Filistinli mülteciye ev sahipliği yapan bir kamp. Kamp, İsrail'in inşa ettiği ayrım duvarının hemen yanında yer alıyor ve geçişlerde sıklıkla kontrol noktaları bulunuyor. Bölge, defalarca İsrail askerleri ile Filistinli göstericiler arasında çatışmalara sahne oldu.
Uzmanlar, bu tür uygulamaların uluslararası hukukta güvence altına alınan ibadet özgürlüğüne aykırı olduğunu ve bölgedeki insani durumu daha da kötüleştirdiğini ifade ediyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Doğu Kudüs'teki Filistinli nüfus, İsrail'in yıkım ve yerinden etme politikaları nedeniyle büyük baskı altında.
İsrail'in bu hamlesi, uluslararası kamuoyunda geniş yankı bulurken, insan hakları örgütleri de konuya ilişkin raporlar yayımladı. İsrail'in uygulamalarına yönelik uluslararası yaptırımların artırılması çağrıları yapılıyor. Öte yandan, Filistinli gruplar, ezan yasağına karşı direniş çağrısında bulundu ve önümüzdeki günlerde kitlesel eylemler düzenleneceğini duyurdu.
Bu gelişme, Doğu Kudüs'ün statüsü üzerindeki tartışmaları da yeniden alevlendirdi. Filistinliler, Doğu Kudüs'ü gelecekteki bağımsız devletlerinin başkenti olarak görüyor; İsrail ise bölgeyi 1967'de ilhak ettiğini ve burada egemenliğinin tartışılamayacağını savunuyor. Uluslararası toplumun büyük bölümü Doğu Kudüs'ü işgal altında kabul etmeye devam ediyor.
İsrail güçlerinin sabah ezanını engellemesi, işgal altındaki bölgelerde dini yaşam üzerindeki kısıtlamaların ciddiyetini bir kez daha ortaya koyuyor. Bu tür uygulamaların, barış sürecine olan güveni daha da zedelediği ve toplumsal öfkeyi artırdığı açık. Uluslararası toplumun, İsrail üzerinde baskı kurarak bu tür ihlalleri durdurması gerekiyor. Aksi takdirde, bölgede daha büyük çatışmaların yaşanması kaçınılmaz görünüyor.