Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığı, tedavi için yurt dışına sevk kararı bulunan 17 binden fazla Filistinli hastanın, İsrail'in engellemeleri nedeniyle Gazze Şeridi'nden çıkış yapamadığını duyurdu. Bakanlık, bu gecikmelerin hasta ölümlerini artırdığına dikkat çekti. Açıklamada, özellikle kanser, kalp hastalıkları ve kronik rahatsızlıkları olan hastaların acil tedaviye erişemediği vurgulandı.
Engellemelerin Boyutları
Filistin Sağlık Bakanlığı'na göre, 2023 yılı boyunca İsrail makamları tarafından çıkış izni verilmeyen hasta sayısı 17.000'i aştı. Bu hastaların birçoğu, Gazze'deki sağlık altyapısının yetersiz olması nedeniyle hayati tedaviler için Mısır, Ürdün veya Batı Şeria'ya sevk edilmişti. Ancak İsrail, güvenlik gerekçesiyle bu hastaların çıkışına izin vermiyor. Bakanlık yetkilileri, hastaların durumu kötüleşirken, ölümlerin arttığını belirtti. 2023 yılının ilk yarısında, bekleyen hastalardan en az 50'sinin hayatını kaybettiği tahmin ediliyor.
Uluslararası Tepkiler
İnsan hakları örgütleri, İsrail'in bu uygulamasını uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendiriyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Gazze'den tıbbi tahliyelerin kolaylaştırılması için çağrıda bulunurken, Birleşmiş Milletler de benzer endişeleri dile getiriyor. İsrail ise, Hamas'ın sağlık sistemini kullanarak militanları gizlediğini iddia ediyor. Ancak Bakanlık, hastaların çoğunun kadın, çocuk ve yaşlı olduğunu vurguluyor.
Sağlık Krizi Derinleşiyor
Gazze'de sağlık sistemi, yıllardır süren abluka ve savaşlar nedeniyle çökmüş durumda. İlaç ve tıbbi malzeme eksikliği, hastanelerin kapanmasına neden olurken, binlerce hasta tedavi için yurt dışına bağımlı hale gelmiş durumda. Filistin Sağlık Bakanlığı, acil olarak 3.000 hastanın en kısa sürede tahliye edilmesi gerektiğini belirtiyor. Ancak İsrail'in izin vermemesi durumunda, bu hastaların ölüm riskiyle karşı karşıya olduğu ifade ediliyor.
Bu durum, uluslararası toplumun Gazze'deki insani krize müdahale çağrılarını artırmasına rağmen, somut bir adım atılmaması nedeniyle eleştiriliyor. Filistinli yetkililer, İsrail'in sağlık alanında da bir kuşatma uyguladığını ve bunun savaş suçu olduğunu savunuyor.