İsrail, Gazze Şeridi'nde işgal alanını genişleterek bölgenin yaklaşık yüzde 70'ini kontrol etme hedefine yönelik yeni bir planı uygulamaya koydu. 'Gönüllü göç' adı verilen bu plan, Filistinlilerin dar bir bölgeye zorla yerleştirilmesini öngörüyor. Uzmanlar, bu hamlenin uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve bir soykırım projesi olduğunu belirtiyor. İsrail ordusu, Gazze'nin kuzey ve güney kesimlerinde tampon bölgeler oluştururken, sivillerin hareket alanını kısıtlıyor.
Yeni işgal dalgası ve kontrol alanı
İsrail Savunma Kuvvetleri, son haftalarda Gazze'deki askeri operasyonlarını yoğunlaştırdı. Filistin kaynaklarına göre, İsrail güçleri şu anda Gazze topraklarının yüzde 70'inden fazlasını fiilen kontrol ediyor. Bu alanlar arasında sınır bölgeleri, stratejik yollar ve tarım arazileri bulunuyor. İsrail yönetimi, bu genişlemeyi 'güvenlik önlemleri' olarak tanımlasa da, Birleşmiş Milletler yetkilileri durumu 'ilhak' olarak nitelendiriyor.
'Gönüllü göç' planı ve hedef bölge
Yeni plan kapsamında, Gazze'deki Filistinlilerin 'gönüllü' olarak belirlenmiş dar bir alana taşınması teşvik ediliyor. Bu alan, Gazze'nin güneybatısında, Mısır sınırına yakın küçük bir bölge. İsrail, bu bölgeye insani yardım koridoru açılacağını ve temel hizmetlerin sağlanacağını iddia ediyor. Ancak insan hakları örgütleri, bu sürecin zorunlu göçe dönüştüğünü ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu vurguluyor. Filistinli yetkililer, planın Filistinlileri topraklarından sürmeyi amaçlayan bir 'etnik temizlik' girişimi olduğunu savunuyor.
Uluslararası tepkiler ve hukuki boyut
İsrail'in bu adımı, uluslararası toplumda büyük tepki çekiyor. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, yaptığı açıklamada, sivil nüfusun zorla yerinden edilmesinin savaş suçu olabileceğini belirtti. Avrupa Birliği ve birçok ülke, İsrail'e geri adım atması çağrısında bulundu. Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin konuyla ilgili bir soruşturma başlatması bekleniyor. Filistin yönetimi ise, İsrail'i 'soykırım' yapmakla suçlayarak, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne acil müdahale çağrısında bulundu.
Öte yandan, bölgedeki insani durum giderek kötüleşiyor. Gazze'deki hastaneler, ilaç ve tıbbi malzeme sıkıntısı çekerken, temiz suya erişim de kısıtlanmış durumda. Dünya Gıda Programı, bölgede açlık riskinin arttığını uyarıyor. İsrail'in genişleyen işgali, 2 milyondan fazla insanı etkiliyor ve bölgesel istikrarı tehdit ediyor.
Tarihsel bağlamda, İsrail'in Gazze'ye yönelik politikaları sürekli olarak uluslararası toplum tarafından eleştirildi. 1967'den bu yana işgal altında olan Filistin topraklarında yerleşimlerin genişletilmesi, BM kararlarına rağmen devam ediyor. Bu son plan, İsrail'in Filistinlileri topraklarından sürme stratejisinin en yeni aşaması olarak görülüyor. Bölgede barışın sağlanması için iki devletli çözümün hayata geçirilmesi gerektiğini savunanlar, İsrail'in bu tür eylemlerinin çözümü daha da zorlaştırdığını ifade ediyor.