İsrail’in Gazze Şeridi’nde “Sarı Hat” olarak adlandırılan hat boyunca inşa ettiği toprak setlerin uzunluğu 23 kilometreyi aştı. Uydu görüntüleri, özellikle Refah ve Han Yunus çevresinde yoğunlaşan çalışmaların, geçici ayrım hattını kalıcı bir sınıra dönüştürebileceği endişesini güçlendiriyor. İsrail ordusu, söz konusu setlerin güvenlik amaçlı olduğunu belirtse de, bölgedeki genişletme faaliyetleri uluslararası toplumda yeni bir tartışma başlattı.
Sarı Hat’ın uzunluğu ve stratejik hedefler
2023 sonbaharından bu yana inşa edilen setler, Gazze’nin kuzey sınırından başlayarak güneye doğru uzanıyor. İsrail, bu setleri Filistinli militanların saldırılarına ve sızma girişimlerine karşı fiziksel bir bariyer olarak tasarlandığını savunuyor. Ancak setlerin kalınlığı ve zamanla betonla güçlendirilmesi, projenin geçici olmadığına işaret ediyor. Uzmanlara göre, “Sarı Hat”ın kalıcı sınır haline gelmesi, Gazze’nin toprak bütünlüğünü daha da parçalayacak ve İsrail işgal altındaki bölgelerde fiili ilhakı sürdürecek.
Uydu görüntüleri ve endişeler
Uydu görüntüleri, setlerin özellikle Refah sınır kapısına yakın bölgelerde genişletildiğini gösteriyor. Bu durum, İsrail’in Mısır sınırı boyunca bir tampon bölge oluşturma niyetinde olduğu yorumlarını beraberinde getiriyor. Han Yunus çevresindeki çalışmalar ise bölgedeki yerleşim yerlerine yakınlaşıyor. Bu, sivil halkın hareket alanını kısıtlarken, insani yardımların ulaştırılmasını daha da zorlaştırıyor. Ayrıca, sınır hattının kalıcılaşması, gelecekteki herhangi bir barış görüşmesinde İsrail’e pazarlık avantajı sağlayabilir.
Uluslararası ilişkiler uzmanları, bu tür fiziksel engellerin geri dönüşünün zor olduğuna dikkat çekiyor. “İsrail, daha önce Batı Şeria’da inşa ettiği ayrım duvarı gibi, Gazze’de de duvar diplomasisini kullanıyor. Bu kez hedef, savaş sonrası dönemde Gazze’yi kontrol altında tutmak olabilir” değerlendirmesi yapılıyor.
Bölgedeki durum ve insani boyut
Gazze’de 2023 Ekim’inden bu yana süren çatışmalar sonucunda bölgenin yarıdan fazlası İsrail kontrolüne geçmiş durumda. BM verilerine göre, 1,5 milyondan fazla Filistinli yerinden edildi ve birçoğu “Sarı Hat”ın güneyinde sıkışmış durumda. Toprak setlerin genişlemesi, halihazırda insani kriz yaşayan bölgede durumu daha da ağırlaştırıyor. Yardım kuruluşları, setlerin tıbbi malzeme ve gıda taşıyan konvoyları engellediğini rapor ediyor.
İsrail’in bu hamlesi, uluslararası hukuk açısından da tartışmalı. Ayrım duvarı 2004 yılında Uluslararası Adalet Divanı tarafından hukuka aykırı bulunmuştu. Benzer bir kararın bu setler için de geçerli olabileceği belirtilse de, İsrail’in politikalarındaki değişmezlik, söz konusu kararların uygulanmasını zorlaştırıyor.
Sonuç olarak, “Sarı Hat” setleri, İsrail’in güvenlik gerekçeleriyle başlattığı bir proje olarak görünse de, bölgedeki fiili durumu değiştirmeye aday. Gazze’nin geleceği üzerine yapılacak her türlü planlama, bu yeni topyektör yapılaşmayı dikkate almak zorunda. Aksi takdirde, geçici önlemler kalıcı sınırlara dönüşerek bölgeyi yeniden şekillendirebilir.