İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıları sürerken, Gazze kentinin batısındaki Ketibe bölgesi art arda düzenlenen hava saldırılarının hedefi oldu. Saldırılarda, sivillerin bulunduğu bir araç doğrudan vuruldu. Araç kullanılamaz hale gelirken, çevredeki çadırlar da zarar gördü. Olayda can kaybı yaşanıp yaşanmadığı henüz netleşmedi. Bölgedeki sağlık ekipleri, yaralılar için seferber edildi.
Görgü tanıkları, saldırının ardından bölgede büyük bir panik yaşandığını ve insanların enkaz altında kalanlar için yardım çağrısında bulunduğunu aktardı. İsrail ordusu tarafından yapılan açıklamada ise hedefin 'Hamas militanlarına ait bir araç' olduğu öne sürüldü. Ancak yerel kaynaklar, aracın sivil bir aileye ait olduğunu ve içinde çocukların bulunduğunu bildirdi. Çelişkili ifadeler, uluslararası toplumun tepkisini çekti.
Ketibe Bölgesinde Yaşam Felç Oldu
Gazze kentinin batı yakasında yer alan Ketibe, daha önce de İsrail saldırılarının sık sık hedef aldığı bir bölge olarak biliniyor. Bölgede yoğun olarak yerinden edilmiş Filistinlilerin barındığı çadır kampları bulunuyor. Son saldırıda, bu çadırlardan bazılarının alev aldığı ve eşyaların kullanılamaz hale geldiği belirtildi. Yangın ekipleri, söndürme çalışmaları sırasında güçlük yaşadı. Elektrik ve su altyapısı da zarar gördü; bölgede yaşayanlar temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor.
Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA) yetkilileri, çadır kamplarda yaşayan ailelerin durumuna dikkat çekerek, 'Bu saldırılar uluslararası hukukun açık ihlalidir. Siviller korunmalıdır' açıklamasını yaptı. Öte yandan, İsrail ordusunun 'sivil araç' hedef almasına ilişkin görüntüler sosyal medyada hızla yayıldı; birçok kullanıcı, saldırıyı kınadı.
İsrail'in Gazze'deki Saldırıları Yeni Bir Aşamaya mı Giriyor?
Son haftalarda yoğunlaşan çatışmalar, Gazze'de insani krizi derinleştiriyor. İsrail hava kuvvetleri, özellikle kuzey ve batı bölgelerini hedef alırken, kara operasyonu ihtimali de gündemde. Uzmanlar, İsrail'in stratejik olarak sivil altyapıyı hedef alabileceğini, bunun da uluslararası kamuoyunda büyük tepki yaratacağını belirtiyor. Ketibe'ye düzenlenen saldırı, sivillerin yaşadığı bölgelerin hedef alındığına dair endişeleri artırdı.
Filistin Sağlık Bakanlığı'na göre, son çatışmalarda hayatını kaybeden Filistinli sayısı 800'ü geçti. Bunların en az üçte biri çocuk. Yaralı sayısı ise 5.000'in üzerinde. Gazze'deki hastaneler aşırı yük nedeniyle hizmet veremez duruma gelirken, ilaç ve tıbbi malzeme sıkıntısı yaşanıyor. İsrail ablukası nedeniyle insani yardımların bölgeye ulaşmasında da güçlükler devam ediyor.
Uluslararası toplumdan İsrail'e yönelik baskılar artarken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin acil toplanması talep ediliyor. Mısır ve Katar'ın arabuluculuğunda ateşkes müzakereleri sürüyor ancak taraflar arasındaki derin güvensizlik nedeniyle henüz kalıcı bir sonuç elde edilebilmiş değil. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 'Hamas'ı yok edene kadar operasyonların süreceğini' söylerken, Hamas liderleri de 'işgal altındaki topraklarda direnişin devam edeceğini' vurguluyor.
Bu son saldırı, bölgedeki çatışmanın artık sadece askeri hedeflerle sınırlı kalmadığını, sivillerin de doğrudan hedef alınmaya başlandığını gösteriyor. İnsan hakları örgütleri, bu tür saldırıların savaş suçu teşkil edebileceğini hatırlatıyor. Bağımsız bir değerlendirme olarak, İsrail'in bu tavrı, Filistin halkına yönelik kolektif bir cezalandırma izlenimi veriyor. Uluslararası hukuk, sivillerin korunmasını emrederken, bu tür saldırılar bölgede barış umutlarını daha da azaltıyor. Kalıcı bir çözüm için taraflar arasında diyalog ve iki devletli çözüm vizyonunun yeniden canlandırılması elzem görünüyor.