İşgalci İsrail güçleri, Batı Şeria'nın güneyindeki Beytüllahim şehrinde bulunan bir hastanenin avlusuna baskın düzenleyerek içerideki Filistinli hasta ve hasta yakınlarına fiziksel saldırıda bulundu. Saldırıda yaralananlar olduğu, hastane yönetiminin yaptığı açıklamayla doğrulandı. Görgü tanıkları, askerlerin avluya zırhlı araçlarla girdiğini ve rastgele müdahalede bulunduğunu, hasta ve refakatçilerin korku içinde kaçıştığını aktardı.
Saldırının Detayları
Yerel kaynaklara göre, işgalci askerler sabah saatlerinde Beytüllahim'deki (Eski adıyla Beit Jala) hastanesine operasyon düzenledi. Saldırı sırasında hasta yakınları ve tedavi gören kişilere yönelik itme, kakma ve biber gazı kullanıldığı bildirildi. Hastane yetkilileri, güvenlik güçlerinin hiçbir uyarı yapmadan baskın yaptığını ve bazı hastaların tedavisinin aksadığını ifade etti. Çevredeki binalarda da askerlerin konuşlandığı, zaman zaman silah seslerinin duyulduğu belirtiliyor. Saldırıda yaralananların sayısının artabileceği endişesi var.
Baskının Nedeni Ne?
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, hastanede "aranan şahısların" bulunduğu istihbaratı üzerine operasyon düzenlendiği öne sürüldü. Ancak hastane yönetimi, arama yapılmadığını, doğrudan hasta ve yakınlarına yönelik şiddet uygulandığını savundu. Filistin Sağlık Bakanlığı, olayı kınayarak uluslararası topluma çağrıda bulundu. Bakanlık yetkilileri, hastanelerin savaş kuralları gereği korunması gerektiğini vurgulayarak, bu tür baskınların sivil halka yönelik ciddi ihlaller olduğunu kaydetti.
Uluslararası Tepkiler
Olay, Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri tarafından kınandı. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), hastanelere yönelik askeri operasyonların uluslararası hukuka aykırı olduğunu hatırlatarak, sorumluların hesap vermesi gerektiğini açıkladı. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Sözcüsü, tüm taraflara itidal çağrısı yaparken, sağlık tesislerinin korunmasının zorunlu olduğunu söyledi. Türkiye'den de konuya ilişkin tepkiler geldi; Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirten bir yazılı açıklama yaptı.
Batı Şeria'daki Durum
Batı Şeria, İsrail işgali altındaki Filistin topraklarında yer alıyor. Son dönemde özellikle güney bölgelerde askeri operasyonların arttığı gözleniyor. Beytüllahim, Kudüs'ün hemen güneyinde bulunması nedeniyle stratejik bir konuma sahip. Filistinli yetkililer, işgalci güçlerin hastanelere yönelik baskınlarını her zaman kınadıklarını belirterek, bu durumun sağlık sistemini felç etme amacı taşıdığını ifade ediyor. Filistin Kızılayı ekipleri, yaralılara müdahale etmek için bölgeye sevk edildi.
Hastane Yönetimi ve Görgü Tanıkları Ne Anlattı?
Hastane başhekimi yaptığı yazılı açıklamada, "Bu sabah saat 05:30 civarında onlarca silahlı asker hastane avlusuna girdi. Hasta ve yakınlarına fiziksel olarak müdahale ettiler. Servislerdeki hastalarımızı zorla dışarı çıkardılar. Amacımız sadece sağlık hizmeti sunmak; siyasi bir tarafımız yok. Bu saldırı kabul edilemez" ifadelerini kullandı. Görgü tanıklarından biri olan Ahmet M., yaşadıklarını şöyle anlattı: "Babam ameliyat sonrası iyileşme sürecindeydi. Koğuşa askerler geldi, herkesi bağırarak dışarı çıkardılar. Biber gazı sıktılar, etrafa ateş açtılar. Ne aradıklarını bilmiyoruz."
Filistin Sağlık Bakanlığı'ndan Açıklama
Filistin Sağlık Bakanlığı, olayın ardından konuya ilişkin bir rapor hazırladığını duyurdu. Raporda, hastane ve sağlık personelinin artan hedef alınmasına dino, uluslararası toplumun acil müdahale etmesi gerektiği vurgusu yapıldı. Ayrıca, yaralı sayısının netleşmesi için hastane kayıtlarının incelendiği bildirildi. Bakanlık, bu tür baskınların sağlık çalışanlarını psikolojik olarak da etkilediğini belirterek, sağlıkçıların sendika ve derneklerine ortak eylem çağrısında bulundu.
Bağımsız değerlendirme: Bu saldırı, Filistin-İsrail çatışmasının sivil alanlara nasıl yayıldığını bir kez daha gösteriyor. Hastaneler, savaşan tarafların ateşkesine rağmen korunması gereken en masum mekânlardır. Ancak İsrail ordusunun 'aranan şahıs' gerekçesiyle hastaneleri basması, Gazze'de olduğu gibi Batı Şeria'da da sistematik bir sağlık savaşı yürütüldüğünü düşündürüyor. Uluslararası toplumun bu ihlallere karşı yaptırım uygulamaması, işgalci güçleri daha da cesaretlendirmektedir. Kalıcı bir barış için, sağlık kurumlarının güvenliği ve sivil koruma öncelikli mesele olarak ele alınmalıdır.