İsrail, işgal altındaki Batı Şeria'da yerleşim birimlerini genişleterek bölgenin coğrafi bütünlüğünü bozma çalışmalarına son aylarda hız verdi. İsrail hükümeti, yeni onaylanan yerleşim planları ve altyapı projeleri ile Batı Şeria'nın kuzey ve güney bölgeleri arasındaki bağlantıyı kesmeyi hedefliyor. Bu adımlar, uluslararası hukuka aykırı olarak değerlendirilirken, Filistin yönetimi ve birçok ülke tarafından kınanıyor.
Yerleşimlerin genişletilmesi ve yeni planlar
İsrail Savunma Bakanlığı, 2024 yılının ilk altı ayında Batı Şeria'daki yerleşim birimlerinde 4 bin 500 yeni konutun inşasına onay verdi. Bu rakam, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 30 artış gösterdi. Ayrıca, Ariel, Maale Adumim ve Gush Etzion gibi büyük yerleşim bloklarında yeni sanayi bölgeleri ve yolların yapımı planlanıyor. Bu projeler, Batı Şeria'nın doğu-batı yönündeki ulaşım ağını kesintiye uğratarak Filistin köylerinin birbirleriyle bağlantısını zorlaştıracak.
Coğrafi bütünlüğü bozan altyapı projeleri
Özellikle Batı Şeria'nın ortasından geçen ve Yahudi yerleşimlerini Kudüs'e bağlayan 437 no'lu karayolunun genişletilmesi, Filistinlilere ait tarım arazilerini bölüyor. Benzer şekilde, Ürdün Vadisi'nde inşa edilmekte olan askeri kontrol noktaları ve çitler, Filistinli çiftçilerin kendi topraklarına erişimini kısıtlıyor. İsrail sivil yönetimi, bu çalışmaların güvenlik amacıyla yapıldığını savunsa da, Birleşmiş Milletler raporları, bu projelerin Filistin topraklarının bölünmesine ve iki devletli çözümün imkânsız hale gelmesine yol açtığını belirtiyor.
İsrail'in bu adımları, uluslararası alanda da yankı buluyor. Avrupa Birliği, İsrail'i yerleşim faaliyetlerini derhal durdurmaya çağırırken, ABD Dışişleri Bakanlığı endişelerini dile getirdi. Filistin Başmüzakerecisi Saeb Erakat, İsrail'in bu politikalarının savaş suçu teşkil ettiğini belirterek Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne başvuracaklarını açıkladı.
Bağlam ve arka plan
İsrail'in Batı Şeria'yı işgali, 1967 Altı Gün Savaşı'ndan bu yana devam ediyor. Uluslararası Adalet Divanı, 2004 yılındaki danışma görüşünde İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarında inşa ettiği duvarın uluslararası hukuka aykırı olduğuna hükmetmişti. Buna rağmen İsrail, yerleşimleri genişletmeye ve bölgeyi fiilen ilhak etmeye yönelik adımlarını sürdürüyor. İsrail'in nüfusu 700 bini aşan Batı Şeria'daki Yahudi yerleşimcileri, bölgenin demografik yapısını değiştirirken, Filistin yönetiminin etkin kontrol alanını daraltıyor.
Bu gelişmeler, Ortadoğu'daki barış çabalarını da olumsuz etkiliyor. Filistin yönetimi, İsrail'in bu tek taraflı adımlarının iki devletli çözümü imkânsız hale getirdiğini vurgularken, uluslararası toplumun daha güçlü bir müdahalesi olmadığı sürece bölgede kalıcı bir barışın sağlanması zor görünüyor. İsrail'in bu hamleleri, sadece Filistin'de değil, tüm bölgede istikrarsızlığı derinleştirme potansiyeli taşıyor.