İsrail'in önde gelen gazetelerinden Haaretz, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun Suriye'nin kuzeyine yönelik son askeri operasyonlarının, ülkesini Türkiye ile 'anlamsız bir çatışmaya' sürüklediği uyarısında bulundu. Gazete, bu adımların iki ülke arasında zaten gergin olan ilişkileri daha da kötüleştirebileceğini ve bölgesel istikrarı tehdit edebileceğini öne sürdü. Analizde, Netanyahu'nun politikalarının uzun vadeli stratejik çıkarlarla çeliştiği ve gereksiz bir güç gösterisine dönüştüğü ifade edildi.
Haaretz'in Eleştirileri ve Uyarıları
Haaretz'in başyazısında, Netanyahu hükümetinin Suriye'nin kuzeyindeki hava saldırılarının, Türkiye'nin bölgedeki askeri varlığına doğrudan bir meydan okuma anlamına geldiği vurgulandı. Gazete, bu durumun Ankara ile Tel Aviv arasında doğrudan bir çatışma riskini beraberinde getirdiğini, bunun da her iki ülke için de felaket olabileceğini belirtti. Özellikle Suriye'deki koalisyon güçleri ve Rusya'nın varlığı göz önüne alındığında, böyle bir çatışmanın bölgesel bir yangına dönüşme potansiyeli taşıdığına dikkat çekildi.
Gazetenin askeri analistleri, İsrail'in son dönemde Suriye'deki hedeflere yönelik saldırılarının sıklığını ve kapsamını artırdığını, bunun da Türkiye'nin tepkisini çektiğini kaydetti. Türk yetkililerin son haftalarda yaptığı açıklamalarda, İsrail'in Suriye'deki varlığına karşı daha sert bir tutum sergilediği ve misilleme tehdidinde bulunduğu hatırlatıldı. Haaretz, Netanyahu'nun bu tepkileri görmezden gelerek riskli bir oyun oynadığını savundu.
Türkiye-İsrail İlişkilerindeki Gerginlik
Türkiye ve İsrail arasındaki ilişkiler, son yıllarda Filistin meselesi, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları ve Suriye politikaları gibi konularda sürekli olarak inişli çıkışlı bir seyir izliyor. İki ülke arasındaki diplomatik temsil düzeyi, 2018'de yaşanan Gazze olaylarının ardından düşürülmüş, ancak son dönemde normalleşme adımları atılmıştı. Ancak Haaretz'in yorumu, bu normalleşme sürecinin Netanyahu'nun Suriye'deki saldırgan politikaları nedeniyle sekteye uğrayabileceği endişesini dile getiriyor.
Uzmanlar, İsrail'in Suriye'deki hava operasyonlarının, İran'ın bölgedeki nüfuzunu kırmayı hedeflediğini, ancak bu operasyonların Türkiye'nin çıkarlarıyla çakıştığını belirtiyor. Türkiye, Suriye'nin kuzeyinde PKK/YPG unsurlarına karşı mücadele ederken, İsrail'in bu bölgedeki varlığı Ankara tarafından tehdit olarak algılanıyor. Bu da iki ülkenin çıkar çatışmasını kaçınılmaz kılıyor.
Haaretz, Netanyahu'nun bu hamlelerinin aynı zamanda uluslararası toplumdan da eleştiri aldığını, ABD ve Avrupa Birliği'nin endişelerini dile getirdiğini hatırlattı. Gazete, İsrail'in bu şekilde davranarak sadece Türkiye ile değil, diğer bölgesel aktörlerle de gereksiz yere karşı karşıya geldiğini ve bu durumun İsrail'in uluslararası itibarına zarar verdiğini öne sürdü.
Bölgesel Güç Dengeleri ve Olası Sonuçlar
Suriye'deki iç savaşın başlangıcından bu yana İsrail, İran'ın askeri varlığını ve Hizbullah'ın silah sevkiyatını engellemek amacıyla yüzlerce hava saldırısı düzenledi. Ancak son dönemde bu saldırıların hedef bölgesi, Türkiye'nin kontrolündeki alanlara yaklaştı. Bu durum, iki ülkenin askeri güçleri arasında doğrudan bir karşılaşma ihtimalini artırıyor.
Haaretz, Netanyahu'nun bu riski göze alarak iç politika hesapları yaptığını, zorlu yargı süreciyle karşı karşıya olan başbakanın dışarıda bir çatışma ortamı yaratarak dikkatleri üzerinden atmaya çalıştığını ima etti. Gazete, bu tür bir stratejinin tarihsel olarak İsrail'e kazanım sağlamadığını, aksine ülkeyi daha fazla yalnızlaştırdığını savundu.
Ayrıca, Rusya'nın Suriye'deki hava sahasını kontrol etmesi nedeniyle İsrail'in operasyonlarının sınırlı bir alanda gerçekleştiği, ancak Türkiye'nin S-400 hava savunma sistemlerine sahip olması ve Rusya ile yakın ilişkileri nedeniyle daha büyük bir risk oluşturduğu ifade edildi. İsrail'in bu faktörleri göz ardı ederek hareket etmesi, askeri açıdan ciddi sonuçlar doğurabilir.
Sonuç ve Değerlendirme
Haaretz'in bu analizi, İsrail'in Suriye politikasının sorgulanması açısından önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Netanyahu hükümetinin, kısa vadeli askeri başarılarını uzun vadeli stratejik risklerle takas ettiği görülüyor. Türkiye ile yaşanacak bir çatışma, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) üyesi iki ülkeyi karşı karşıya getireceği için ittifak içinde de ciddi yarılmalara yol açabilir. Bölgedeki diğer aktörlerin ve küresel güçlerin tepkileri de göz önüne alındığında, bu durumun kimseye fayda sağlamayacağı aşikardır.
İsrail'in güvenlik ihtiyaçları ile bölgesel barışın korunması arasındaki hassas dengeyi gözetmesi gerekiyor. Ancak mevcut görünüm, Netanyahu'nun bu dengeyi gözetmekten uzak, riskli bir maceraya sürüklendiği yönünde. Türkiye'nin de güçlü tepkileri göz önüne alındığında, iki ülkenin bir an önce diyalog kanallarını açması ve gerilimi düşürmesi bekleniyor. Aksi takdirde, Suriye'deki karmaşık dengelerin daha da derin bir krize dönüşmesi kaçınılmaz görünüyor.