İsrail basınında yer alan bir haberde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dönemin ABD Başkanı Donald Trump'ı ikna ederek, İran'a karşı silahlı muhalif gruplar oluşturma planını engellediği iddia edildi. Habere göre, söz konusu plan Tahran yönetimine karşı İran muhalifi ve Iraklı Kürt grupların silahlandırılmasını içeriyordu. İsrail gazetesi, planın Beyaz Saray'daki bazı yetkililer tarafından Türkiye'ye sızdırıldığını öne sürdü.
Planın detayları ve sızdırılma süreci
İsrail yayın kuruluşu tarafından yapılan habere göre, Washington yönetimi İran'daki rejim değişikliğini hızlandırmak amacıyla bir strateji geliştirmişti. Bu strateji kapsamında, İran muhalif grupları ve Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ne bağlı bazı silahlı unsurların eğitilmesi ve donatılması planlanıyordu. Ancak, bu planın duyulmasının ardından Ankara'nın harekete geçtiği belirtiliyor. Türkiye'nin, sınır komşusu İran ile yaşanabilecek bir çatışmanın bölgesel istikrarsızlığı artıracağı endişesiyle plana karşı çıktığı ifade ediliyor.
Haberde, Erdoğan'ın Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde, bu planın bölgede yeni bir krize yol açabileceğini ve Türkiye'nin güvenliğini tehdit edebileceğini dile getirdiği aktarılıyor. Trump'ın ise bu uyarıları dikkate alarak planı rafa kaldırdığı iddia ediliyor. İsrail basını, bu gelişmeyi "Beyaz Saray'ın Tahran planı Ankara tarafından bozuldu" şeklinde yorumladı.
Türkiye'nin bölgesel tutumu ve İran ile ilişkiler
Türkiye, uzun yıllardır İran ile sınır güvenliği ve terörle mücadele konularında iş birliği yaparken, Suriye ve Irak'taki gelişmelerde zaman zaman karşıt kutuplarda yer alabiliyor. Ankara, İran'ın nükleer programına karşı diplomatik çözümden yana tavır alırken, doğrudan askeri müdahale veya rejim değişikliği girişimlerine soğuk bakıyor. Bu bağlamda, İsrail basınında çıkan haber, Türkiye'nin bölgesel istikrarı koruma çabalarının bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
İran ise doğrudan silahlandırma planına ilişkin resmi bir açıklama yapmazken, Tahran yönetiminin bu tür girişimlere karşı sert uyarılarda bulunduğu biliniyor. Uzmanlar, eğer bu plan hayata geçirilmiş olsaydı, İran'ın Şiî milis grupları aracılığıyla bölgede daha agresif bir tutum sergileyebileceğini belirtiyor. Türkiye'nin müdahalesi, olası bir çatışma ortamının önüne geçmiş olabilir.
Haberde ayrıca, sızıntının kaynağının Beyaz Saray'da görev yapan ve Türkiye yanlısı olarak bilinen bazı yetkililer olduğu iddia ediliyor. Bu kişilerin, planın bölgede yaratacağı olumsuz etkileri engellemek için bilgiyi Ankara'ya aktardığı öne sürülüyor. Türkiye'nin bu sızıntıyı stratejik bir hamleye dönüştürerek, Erdoğan'ın Trump üzerindeki kişisel etkisini kullandığı ifade ediliyor.
İsrail basınının bu iddiaları, uluslararası kamuoyunda tartışma yaratırken, Türkiye'den resmi bir açıklama henüz gelmedi. Ancak Ankara'nın, bölgesel güç dengelerini gözeten ve çatışmadan kaçınan bir politika izlediği biliniyor. Bu haber, Türkiye'nin ABD ve İran arasındaki gerilimde oynadığı dengeli rolü bir kez daha gözler önüne seriyor.
Bağımsız değerlendirmelere göre, Türkiye'nin bu hamlesi, hem kendi güvenlik çıkarlarını koruma altına almış hem de bölgede yeni bir krizin önüne geçmiştir. Erdoğan'ın Trump üzerindeki etkisinin, bu tür hassas konularda belirleyici olabileceği görülmektedir. Ancak haberdeki iddiaların doğruluğu, başka kaynaklarca teyit edilmeden bir spekülasyon olarak değerlendirilmelidir.