İsrail yönetimi, Barış Kurulu'nun Gazze'de ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasına ilişkin duyurduğu 15 maddelik planı resmen reddetti. Bu kararın, ABD yönetimine de bildirildiği belirtiliyor. Gelişme, bölgedeki tansiyonun yüksek olduğu bir dönemde, ateşkesin kalıcılığına yönelik endişeleri artırıyor.
Reddin Arka Planı
Barış Kurulu, ateşkesin ikinci aşamasına geçişi hızlandırmak amacıyla kapsamlı bir plan hazırlamıştı. Plan, sınır geçişlerinin açılması, insani yardımların koşulsuz ulaştırılması, ağır yaralıların tahliyesi ve kalıcı ateşkesin çerçevesini belirleyen maddeler içeriyordu. Ayrıca, siyasi tutukluların serbest bırakılması ve Gazze'nin yeniden imarına yönelik somut adımlar öngörülüyordu. Ancak İsrail yönetimi, planın bir bütün olarak ulusal güvenlik endişeleriyle uyumlu olmadığını öne sürerek reddetti. İsrail'in kararını ABD'ye iletmesi, Washington'un arabuluculuk rolünü zora sokabilir. ABD, daha önce ateşkesin sürdürülmesi konusunda iki tarafa da çağrıda bulunmuş, ancak kalıcı çözüm için somut bir yol haritası ortaya koyabilmiş değil.
Tarafların Tepkileri ve Müzakerelerin Geleceği
Hamas sözcüsü, İsrail'in reddinin "müzakereleri baltalamaya yönelik" olduğunu savundu. Sözcü, yaptığı yazılı açıklamada, "Barış Kurulu'nun planı uluslararası mutabakata dayanmaktadır. İsrail'in reddi, ateşkese bağlılığını sorgulatmaktadır" ifadelerini kullandı. Mısır ve Katar gibi arabulucu ülkeler ise tarafları tekrar diyalog masasına oturmaya çağırdı. Mısır Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "ateşkesin çökmesi felaket olur" denildi. Bu gelişme, ateşkesin ikinci aşamasına ilişkin müzakerelerin çıkmaza girebileceğine işaret ediyor. İsrail iç siyasetinde de karar tartışma yarattı. Muhalefet, hükümetin uzlaşmaz tavrının ülkeyi uluslararası alanda yalnızlaştırdığını öne sürdü. Başbakanlık ise reddin, güvenlik gerekçeleriyle yapıldığını ve alternatif bir çerçeve üzerinde çalışıldığını ifade etti.
BM Güvenlik Konseyi'nin konuya ilişkin acil oturum talebi ise henüz sonuçlanmadı. Sivil toplum örgütleri, reddedilen planın insani krizi derinleştirebileceği uyarısında bulundu. Gazze'de yerlerinden edilmiş binlerce kişi, temel ihtiyaç maddelerine erişimde güçlük yaşamaya devam ediyor. İsrail'in bu kararı, sahadaki durumun daha da kötüleşmesine yol açabilir.
Öte yandan, uluslararası toplumun İsrail üzerinde baskıyı artırması bekleniyor. Barış Kurulu'nun önerdiği planın reddi, bölgede güven inşasını zayıflatıyor ve çatışmanın tırmanması riskini beraberinde getiriyor. Ateşkesin ikinci aşaması için yeni bir müzakere turunun nasıl ilerleyeceği belirsizliğini koruyor.
Bu gelişme, İsrail'in uzun süredir devam eden güvenlik politikaları ile uluslararası barış girişimleri arasındaki gerilimi bir kez daha gözler önüne serdi. Barış Kurulu'nun önerdiği planın reddedilmesi, yalnızca ikili ilişkileri değil, bölgesel istikrarı da etkileyebilecek nitelikte. Önümüzdeki günlerde hem İsrail'in alternatif planı hem de ABD'nin tutumu, müzakerelerin seyrini belirleyecek. Ancak kalıcı bir barışın tesisi için tarafların karşılıklı fedakarlık yapması gerektiği açık. Mevcut kutuplaşma, barış umutlarını gölgeliyor.