Soykırımcı İsrail ordusu, Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025 tarihinden bu yana sürdürdüğü saldırılarda 247 çocuk ve 191 kadının hayatını kaybetmesine neden oldu. Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, ateşkes sonrası toplam can kaybı 438'e ulaşırken, yaralı sayısı ise bin 200'ü aştı. Saldırılarda en çok etkilenen bölgeler arasında Gazze Şehri, Han Yunus ve Refah yer alıyor.
Ateşkes ihlalleri ve sivil kayıplar
Ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail güçleri, özellikle sivil yerleşim bölgelerine yönelik hava ve kara saldırılarını sürdürdü. Birleşmiş Milletler verilerine göre, ateşkesin ilk 48 saatinde en az 50 çocuk öldürüldü. Saldırıların çoğu, okul ve hastane gibi sivil altyapıyı hedef aldı. Gazze'deki el-Şifa Hastanesi, yoğun bakım ünitelerinin vurulması sonucu hizmet veremez hale geldi. İsrail ordusu, saldırıların "Hamas mevzilerine" yönelik olduğunu iddia etse de, ölenlerin büyük çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşuyor.
Uluslararası tepkiler ve insani kriz
Uluslararası toplum, ateşkes ihlallerine sert tepki gösterdi. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi, İsrail'e yönelik kınama kararı alırken, Dünya Sağlık Örgütü bölgede salgın hastalık riskine dikkat çekti. Gazze'de temiz su ve gıda sıkıntısı had safhaya ulaştı; iki milyondan fazla insan insani yardıma muhtaç durumda. Mısır ve Katar arabuluculuğunda yürütülen müzakereler ise henüz sonuç vermedi.
Bölgedeki insani kriz, her geçen gün daha da derinleşiyor. Ateşkesin kalıcı hale getirilmesi için uluslararası baskılar artarken, İsrail yönetimi saldırıların süreceğini duyurdu. Filistinli yetkililer, soykırım suçlamalarıyla Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne başvuruda bulundu. Öte yandan, İsrail'in bu saldırıları, bölgedeki istikrarı tamamen ortadan kaldırma potansiyeli taşıyor.
Bağımsız değerlendirme
Ateşkesin ilanından sonra dahi sivil kayıpların bu denli yüksek olması, İsrail'in uluslararası hukuku sistematik olarak ihlal ettiğini gösteriyor. Çocuk ve kadın ölümlerindeki orantısızlık, askeri hedeflerden ziyade sivil nüfusun hedef alındığını düşündürüyor. Uluslararası toplumun caydırıcı adımlar atmaması halinde, bu durum yeni bir insani felaketin habercisi olabilir. Kalıcı barış için taraflar arasında güven artırıcı önlemlerin alınması ve ateşkesin denetlenmesi elzemdir.