İşgal altındaki Batı Şeria'nın Ramallah kentine bağlı Turmusaya beldesinde, 80 yaşındaki bir Filistinli, İsrail askerlerinin düzenlediği baskın sırasında darbedilerek yaralandı. Görgü tanıklarının ifadesine göre, sabah saatlerinde beldeye giren İsrail güçleri, çok sayıda ev ve işyerinde arama yaparken, yaşlı adam evinin önünde askerlere tepki gösterdi. Bunun üzerine askerler, yaşlı adamı yere yatırarak darp etti. Olay anı cep telefonu kameralarına yansıdı.
Yaralı hastaneye kaldırıldı
Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, saldırıda başından ve vücudunun çeşitli yerlerinden yaralanan Filistinli, olay yerine çağrılan ambulansla Ramallah'taki bir hastaneye kaldırıldı. Sağlık durumunun iyi olduğu ancak müşahede altında tutulduğu öğrenildi. Filistin Kızılayı ekipleri, yaptıkları açıklamada, yaşlı adamın vücudunda darp izleri tespit ettiklerini ve gerekli tedavinin başlatıldığını bildirdi.
Baskınlar yoğunlaştı
Son dönemde İsrail ordusunun Batı Şeria'nın çeşitli bölgelerinde düzenlediği baskınlar, uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Özellikle yaşlılara ve çocuklara yönelik şiddet olayları, insan hakları örgütleri tarafından kınanıyor. Turmusaya beldesi, Ramallah'ın kuzeydoğusunda yer alıyor ve yaklaşık 3 bin kişilik nüfusuyla biliniyor. Bölgede daha önce de İsrail yerleşimcilerin Filistinlilere yönelik saldırıları yaşanmıştı.
Filistin yönetiminden kınama
Filistin Dışişleri Bakanlığı, yaptığı yazılı açıklamada olayı kınayarak, İsrail güçlerinin uluslararası hukuku ihlal ettiğini belirtti. Açıklamada, "İsrail'in bu saldırıları, işgal altındaki Filistin halkına yönelik sistematik şiddetin bir parçasıdır. Uluslararası toplum, bu suçlara karşı harekete geçmelidir" ifadelerine yer verildi. Ayrıca, yaralı yaşlı adamın ailesi, İsrail askerlerinden şikayetçi olduklarını ve hukuki süreç başlatacaklarını duyurdu.
Uluslararası tepkiler
Olay, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından da yakından takip ediliyor. BM Genel Sekreteri Sözcüsü, yaptığı açıklamada, "Sivillere karşı orantısız güç kullanımı kabul edilemez. Tüm tarafları uluslararası insancıl hukuka uymaya çağırıyoruz" dedi. Avrupa Birliği (AB) Dışişleri Yüksek Temsilcisi ise, konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, yaşlı bir kişiye yönelik bu tür bir muamelenin "utanç verici" olduğunu dile getirdi.
Geçmişte benzer olaylar
İsrail askerlerinin Batı Şeria'da düzenlediği baskınlarda, yaşlı Filistinlilere yönelik darp olayları yeni değil. Geçtiğimiz yıllarda da benzer vakalar kaydedilmiş, bazıları ölümle sonuçlanmıştı. Örneğin, 2021 yılında 75 yaşındaki bir Filistinlinin gözaltı sırasında dövülerek öldürülmesi büyük protestolara yol açmıştı. Bu tür olaylar, işgal altındaki Filistin topraklarında insan hakları ihlallerinin devam ettiğinin göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Bölgedeki gerginlik
Son aylarda Batı Şeria'da gerginlik artmış durumda. İsrail güçlerinin sık sık düzenlediği operasyonlar ve yerleşimci şiddeti, Filistinli siviller üzerinde ağır bir baskı oluşturuyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, bu yılın başından bu yana Batı Şeria'da en az 300 Filistinli yaşamını yitirdi, binlercesi de yaralandı. İsrail tarafı ise operasyonların "terörle mücadele" kapsamında olduğunu savunuyor.
Hukuki boyut
Uluslararası hukuk, işgal altındaki topraklarda sivillerin korunmasını öngörüyor. Cenevre Sözleşmeleri'ne göre, işgalci güç, sivillerin can güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Bu bağlamda, İsrail'in sivillere yönelik bu tür eylemleri, savaş suçu kapsamında değerlendirilebilir. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), Filistin topraklarında işlenen suçlara ilişkin soruşturma yürütüyor. Bu olayın da söz konusu soruşturmaya dahil edilmesi olası.
Toplumsal etki
Turmusaya'daki bu olay, Filistin toplumunda büyük infial yarattı. Beldede iş yerlerini kapatan halk, protesto gösterileri düzenledi. Filistinli yetkililer, yaşlı adamın yaralanmasının ardından bölgede sağlık durumunun ağır olmadığını ancak psikolojik olarak etkilendiğini belirtti. Bu tür olaylar, Filistin halkının İsrail işgaline karşı direnişini daha da güçlendiriyor.
Değerlendirme
İsrail askerlerinin 80 yaşındaki bir sivilere karşı bu orantısız güç kullanımı, işgal altındaki topraklarda hukukun üstünlüğünün ve insan haklarının ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Uluslararası toplumun bu tür ihlaller karşısında sadece kınama açıklamaları yapmak yerine, somut adımlar atması gerekiyor. Aksi takdirde, bu tür olayların önü alınamayacak ve bölgedeki şiddet sarmalı daha da derinleşecektir.