İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda'nın milliyetçi liderleri, Birleşik Krallık'ın anayasal geleceğini ve ülkeler arası işbirliğini tartışmak üzere bugün Galler'in başkenti Cardiff'te bir araya geliyor. Yetki devri sürecinin başlamasından bu yana ilk kez, üç yönetimin de başındaki isimler Birleşik Krallık'tan ayrılma fikrini savunan partilerden oluşuyor. Zirve, Birleşik Krallık'ın birlik yapısında dengeleri değiştirebilecek bir buluşma olarak değerlendiriliyor.
Bağımsızlık Yanlısı Liderler İlk Kez Bir Arada
İskoçya Başbakanı ve İskoç Ulusal Partisi (SNP) lideri, Galler Başbakanı ve Plaid Cymru lideri ile Kuzey İrlanda Başbakan Yardımcısı ve Sinn Féin lideri, Cardiff'te düzenlenen ortak basın toplantısında bir araya geldi. Toplantının ana gündem maddeleri arasında, Birleşik Krallık'ın geleceği, yetki devri sonrası ilişkiler ve olası bir bağımsızlık referandumu gibi konular yer alıyor. Liderler, ortak bir bildiri yayınlayarak, "Birleşik Krallık'ın mevcut anayasal yapısının, dört ulusun eşit ortaklığına dayanmadığını" vurguladı.
Bu buluşma, 1990'lı yıllarda başlayan yetki devri sürecinden bu yana ilk kez, üç yönetimin de başında ayrılıkçı partilerin bulunması nedeniyle sembolik bir önem taşıyor. İskoçya'da SNP, Galler'de Plaid Cymru ve Kuzey İrlanda'da Sinn Féin, Birleşik Krallık'tan ayrılma veya daha fazla özerklik taleplerini yıllardır dile getiriyor. Ancak bu kez, ortak bir strateji belirleme ve koordineli hareket etme konusunda mutabık kaldıkları belirtiliyor.
Anayasal Gelecek ve İşbirliği Alanları
Zirvede ele alınan başlıca konular arasında, üç ülkenin ortak çıkarlarını korumak için nasıl birlikte hareket edebileceği yer alıyor. Liderler, özellikle Brexit sonrası dönemde, Londra'daki merkezi hükümetin yetki devri anlaşmalarını tek taraflı olarak değiştirmesi ve iç pazar yasaları gibi konularda üç yönetimin görüşlerinin dikkate alınmamasından duydukları rahatsızlığı dile getirdi. Cardiff'teki toplantıda, ortak bir "anayasal konvansiyon" oluşturulması ve Birleşik Krallık'ın geleceğinin dört ulusun katılımıyla yeniden müzakere edilmesi çağrısı yapıldı.
Ayrıca, ekonomik işbirliği, kültürel bağlar ve sınır ötesi projeler gibi alanlarda da ortak adımlar atılması planlanıyor. İskoçya ve Galler arasında yenilenebilir enerji, Kuzey İrlanda ile İskoçya arasında deniz ticareti gibi konularda işbirliği imkanları masaya yatırılacak. Liderler, Birleşik Krallık'ın ortak pazarına erişimin korunması ve Brexit'in olumsuz etkilerinin hafifletilmesi için birlikte lobi faaliyeti yürütme kararı aldı.
Birleşik Krallık Hükümeti'nden Tepkiler
Londra'daki Birleşik Krallık hükümeti, zirveye ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak hükümet kaynakları, Başbakan'ın "Birleşik Krallık'ın birlik ve beraberliğinin her şeyden önemli olduğunu" vurguladığını ve bu tür toplantıların "ülkeyi bölmeye yönelik girişimler" olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Muhalefetteki İşçi Partisi ise, "dört ulusun eşit ortaklar olarak bir araya gelmesinin demokrasinin gereği olduğunu" savunarak zirveyi olumlu karşıladı.
Uzmanlar, bu buluşmanın kısa vadede somut bir bağımsızlık adımı anlamına gelmediğini, ancak uzun vadede Birleşik Krallık'ın anayasal yapısını tartışmaya açması bakımından kritik olduğunu belirtiyor. Özellikle İskoçya'da bağımsızlık referandumu talebinin yüksek sesle dile getirildiği bir dönemde, Galler ve Kuzey İrlanda'nın da benzer taleplerle sahneye çıkması, Londra üzerindeki baskıyı artırabilir.
Arka Plan: Yetki Devri ve Brexit Sonrası Dönem
Birleşik Krallık'ta yetki devri süreci, 1997'de İskoçya ve Galler'de yapılan referandumlarla başladı. 1998'de Kuzey İrlanda'da imzalanan Hayırlı Cuma Anlaşması ile de yetki devri genişletildi. Ancak 2016'daki Brexit referandumu ve sonrasındaki süreç, merkezi hükümet ile yetki devri yönetimleri arasında gerilimi artırdı. İskoçya ve Kuzey İrlanda, Brexit'e karşı oy kullanmıştı, ancak Birleşik Krallık genelinde ayrılma kararı çıktı. Bu durum, özellikle İskoçya'da bağımsızlık tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
2021'de İskoçya Başbakanı, yeni bir bağımsızlık referandumu için yetki talep etti ancak Londra bu talebi reddetti. Galler'de ise Plaid Cymru, bağımsızlığı uzun vadeli bir hedef olarak görse de, öncelikli olarak daha fazla özerklik ve federal bir yapı çağrısı yapıyor. Kuzey İrlanda'da Sinn Féin, birleşik İrlanda hedefini koruyor ve Brexit sonrası protokol tartışmaları bölgede istikrarsızlığa yol açtı.
Sonuç ve Beklentiler
Cardiff zirvesi, Birleşik Krallık'ın dört uluslu yapısında yeni bir dönemin habercisi olabilir. Liderler, ortak bir deklarasyon yayınlayarak, "Birleşik Krallık'ın geleceğinin, tüm ulusların eşit katılımıyla yeniden inşa edilmesi gerektiğini" vurguladı. Toplantının ardından, yıllık olarak düzenlenecek bir "uluslar arası zirve" mekanizması kurulması planlanıyor. Ancak bağımsızlık sürecinin nasıl ilerleyeceği, Londra'nın tutumuna ve kamuoyu desteğine bağlı. Şu an için, üç liderin ortak hareket etme iradesi, Birleşik Krallık'ın anayasal geleceğini şekillendirecek en önemli dinamiklerden biri haline gelmiş durumda.