İşitme cihazı fiyatlarındaki astronomik artış, engelli vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılamasını giderek zorlaştırıyor. Devletin sağladığı 4-5 bin liralık destek, piyasada 50 bin ila 100 bin lira arasında değişen cihaz fiyatlarının yanında cüzi bir miktar olarak kalıyor. Muhalefet partileri, hiçbir vatandaşın ekonomik imkânsızlık nedeniyle sessizliğe mahkûm edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, hükümeti bu konuda acil önlem almaya çağırıyor.
Devlet Desteği Yetersiz Kalıyor
İşitme kaybı yaşayan bireyler için hayati önem taşıyan işitme cihazları, özellikle son yıllarda yaşanan ekonomik krizle birlikte erişilemez hale geldi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ülkede yaklaşık 2 milyon kişi işitme cihazı kullanması gereken durumda. Ancak, cihaz fiyatlarının 50 bin liradan başlayıp 100 bin liraya kadar çıkması, bu ihtiyacın karşılanmasını neredeyse imkânsız kılıyor.
Devletin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) üzerinden işitme cihazı için sağladığı katkı, tıbbi malzeme yönetmeliği kapsamında belirlenen tutarlarla sınırlı. Ancak bu destek, piyasadaki gerçek fiyatların çok altında kalıyor. Engelli vatandaşlar ve aileleri, devlet desteği ile ihtiyaçları olan cihazı alabilmek için büyük maddi külfetlere katlanmak zorunda.
Muhalefet Sesi Yükseltiyor
Muhalefet partileri, bu durumu meclis gündemine taşıyarak, işitme cihazı desteğinin artırılması ve cihazların vergiden muaf tutulması için çağrıda bulundu. CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, yaptığı açıklamada, "İşitme cihazı bir lüks değil, temel bir ihtiyaçtır. Hiçbir vatandaşımız ekonomik imkânsızlık nedeniyle sessizliğe mahkûm edilmemelidir" dedi. Emir, SGK'nın ödediği destek miktarının günümüz koşullarında anlamsız kaldığını belirterek, desteğin en az 15 bin liraya çıkarılması gerektiğini savundu.
İYİ Parti'den yapılan yazılı açıklamada ise, işitme cihazı fiyatlarının yüksekliğine dikkat çekilerek, "Devlet, ihtiyaç sahiplerine cihaz tedarikini doğrudan sağlamalı veya özel sektörle anlaşarak uygun fiyat garantisi vermelidir" denildi.
Yetkililer Ne Diyor?
Sağlık Bakanlığı yetkilileri, işitme cihazı desteğinin belirli bir çerçevede arttırılabileceğini ancak mevcut bütçe imkânlarının sınırlı olduğunu dile getirirken, SGK'nın bu alandaki geri ödeme politikalarının gözden geçirildiğini ifade etti. Ancak, bugüne kadar bu yönde somut bir adım atılmış değil.
Garanti Ödemeleri Tartışması
Öte yandan, işitme cihazı desteğinin yetersizliği bir yana, inşaat sektöründe müteahhit firmalara garanti ödemeleri kapsamında milyarlarca lira aktarıldığı ortaya çıktı. Bu çelişki, engelli yurttaşların hak ettiği desteğin, seçilmiş bazı kesimlere sağlanan olanaklarla karşılaştırıldığında ne kadar adaletsiz bir durumda olduğunu gözler önüne seriyor. Kamu kaynaklarının önceliklendirilmesinde, engelli vatandaşların temel ihtiyaçlarının göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulanıyor.
İşitme cihazı mağdurları, yetkililere seslerini duyurmak için sosyal medyada kampanyalar başlatırken, "Sessizliğe Mahkum Etme" etiketiyle yapılan paylaşımlar gündem oldu. Vatandaşlar, yaşadıkları zorlukları ve cihazın olmaması durumunda hayatlarının nasıl kısıtlandığını anlatarak, kalıcı bir çözüm talep ediyor.
Türkiye'de engelli bireylerin yaşam kalitesini artırmaya yönelik politikaların yetersizliği, işitme cihazı özelinde acı bir şekilde kendini gösteriyor. Hükümetin, toplumun bu kırılgan kesimini dikkate alarak adım atması, hem insani bir sorumluluk hem de sosyal devlet ilkesinin bir gereği olarak öne çıkıyor. Yetkililerin, engelli vatandaşların sesine kulak vermesi ve bu sorunu köklü bir çözüme kavuşturması bekleniyor.
Bu tablo, toplumda "İşitme cihazı lüks mü?" sorusunu yeniden gündeme getirirken, devletin kaynak tahsisinde adaletli davranmasının ne kadar elzem olduğunu gösteriyor. Engelli vatandaşların yaşadığı zorlukların giderilmesi, sadece bireysel bir ihtiyaç değil, toplumsal bir vicdan meselesidir.