İstanbul Pendik'te geçirdiği trafik kazası sonucu yaşamını yitiren 14 yaşındaki Işıl Öykü Dinç'in dosyasında önemli bir gelişme yaşandı. Adli Tıp Kurumu'nun (ATK) hazırladığı ve Dinç'i asli kusurlu, araç sürücüsünü ise kusursuz gösteren rapora ailesi itiraz etti. İtirazı değerlendiren mahkeme, kusur durumunun yeniden incelenmesine hükmederek dosyayı ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne geri gönderdi. Karar, ailenin adalet arayışında yeni bir sayfa açarken, kazanın aydınlatılmasına yönelik umutları da artırdı.
Kaza ve Yargı Süreci
Olay, 2023 yılının Ekim ayında Pendik'te meydana geldi. Okuldan çıkan Işıl Öykü Dinç, karşıdan karşıya geçmek istediği sırada bir otomobilin çarpması sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan genç kız, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Kazanın ardından başlatılan soruşturma kapsamında araç sürücüsü hakkında 'taksirle ölüme neden olma' suçundan dava açıldı. Süreçte ATK'dan alınan ön rapor, kusur oranlarının belirlenmesi açısından kritik önem taşıyordu.
ATK'nın hazırladığı raporda, yaya olan Işıl Öykü Dinç'in kural ihlali yaptığı gerekçesiyle asli kusurlu olduğu, sürücünün ise kusurunun bulunmadığı ifade edildi. Bu rapor, aile ve avukatları tarafından büyük bir şaşkınlık ve üzüntüyle karşılandı. Aile, kazanın oluş şekline ilişkin ciddi çelişkiler olduğunu belirterek rapora itiraz etti.
Ailenin İtirazı ve Mahkemenin Kararı
Işıl Öykü'nün ailesi, ATK raporunun eksik ve hatalı olduğunu savundu. Avukatları aracılığıyla mahkemeye sunulan itiraz dilekçesinde, kaza anına ilişkin kamera kayıtlarının ve tanık ifadelerinin dikkate alınmadığı, sürücünün hız limitini aştığı ve kazanın önlenebilir olduğu iddiaları yer aldı. Ayrıca, raporun bilimsel verilerden uzak, varsayımlara dayandığı öne sürüldü.
Mahkeme, yapılan itirazı haklı bularak dosyayı ATK'nın ilgili birimine gönderdi. Kararda, kusur oranlarının yeniden belirlenmesi için dosyanın Trafik İhtisas Dairesi'ne tevdi edilmesine karar verildiği açıklandı. Bu gelişme, dosyanın seyri açısından umut verici olarak yorumlandı. Aile avukatı yaptığı açıklamada, "Mahkemenin bu kararı, adalet sistemine olan inancımızı güçlendirdi. Raporun yeniden hazırlanması sürecinde tüm delillerin objektif olarak değerlendirileceğine inanıyoruz" dedi.
Toplumsal Duyarlılık ve Yaya Güvenliği
Işıl Öykü Dinç'in trajik ölümü, ülke genelinde yaya güvenliği konusunu yeniden gündeme taşımıştı. Özellikle okul çevrelerinde yaya geçitlerinin yetersizliği, sürücülerin hız ihlalleri ve yayalara öncelik tanınmaması gibi sorunlar sıkça tartışılıyor. Bu bağlamda, kazaya ilişkin yürütülen hukuki süreç, yalnızca bir ailenin adalet arayışı değil, aynı zamanda benzer kazaların önlenmesi adına da önem taşıyor. Uzmanlar, trafik kazalarında yayaların sıklıkla kusurlu bulunmasının, sürücü davranışlarının yeterince irdelenmemesinden kaynaklanabileceğini belirtiyor. Karayolları Trafik Kanunu'na göre, yaya geçitlerinde yayalara ilk geçiş hakkının verilmesi gerektiği hatırlatılıyor.
Pendik'teki bu dava, aynı zamanda trafik güvenliği politikalarının gözden geçirilmesi gerektiğine dair bir uyarı niteliğinde. Sivil toplum kuruluşları, okul önlerinde hız kesiciler ve güvenli yaya geçitleri gibi fiziksel önlemlerin artırılması çağrısında bulunuyor. Işıl Öykü'nün ailesi ise yaşanan acının bir daha başka ailelerin yaşamaması için yetkililere sesleniyor. Davanın bir sonraki duruşmasında ATK'nın hazırlayacağı yeni raporun beklenmesi, kamuoyunda yakından takip edilecek.
Öte yandan, hukukçular bu tür itirazların yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürümesi açısından önemli olduğunu vurguluyor. Bilirkişi raporlarının eksik veya hatalı olması durumunda, mağdur tarafların itiraz haklarını kullanması, adil yargılanmanın gereği olarak kabul ediliyor. Işıl Öykü davasında da mahkemenin bu yöndeki kararı, yargı sisteminin işleyişine olan güveni tazeledi. Bundan sonraki süreçte ATK'nın hazırlayacağı rapor, davanın sonucunu doğrudan etkileyecek. Aile, gerçeğin ortaya çıkacağına ve kızlarının acısının bir nebze olsun dindirileceğine inanıyor.