CHP Ankara İl Başkanvekili Yüksel Işık, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in tutuklanmasına sert tepki gösterdi. Işık, yaptığı açıklamada, masumiyet karinesinin göz ardı edildiğini belirterek, mahkeme kararı olmaksızın suçlu ilan edilmesinin adalet duygusunu ve toplum vicdanını sarstığını ifade etti. Güner, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında 14 Nisan 2025'te gözaltına alınmış ve ardından tutuklanmıştı.
Tutuklama Sürecinde Masumiyet Karinesi İhlali
Yüksel Işık, basın açıklamasında, tutuklama kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savundu. Işık, "Bir kişi hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı olmadan suçlu ilan etmek, hukukun temel ilkelerine aykırıdır. Hüseyin Can Güner, seçilmiş bir belediye başkanıdır ve görevini layıkıyla yerine getirmektedir. Bu tutuklama siyasi bir operasyondur" dedi.
CHP'li Işık, adli sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini vurgulayarak, "Masumiyet karinesi, Anayasa'nın 38. maddesinde güvence altına alınmış evrensel bir hukuk kuralıdır. Bu kuralın ihlali, hukuk devleti ilkesine zarar verir" ifadelerini kullandı.
Hüseyin Can Güner Hakkındaki İddialar
Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, ihale usulsüzlüğü ve görevi kötüye kullanma iddialarıyla soruşturuluyor. Güner hakkında daha önce de benzer suçlamalar yapılmış, ancak takipsizlik kararı verilmişti. CHP, Güner'in tutuklanmasını siyasi bir hamle olarak nitelendiriyor.
Işık, "Hüseyin başkanımıza sahip çıkıyoruz. Bu süreçte hukukun üstünlüğü için mücadele edeceğiz. Toplumun vicdanı rahatsız" şeklinde konuştu.
Siyasi Partilerden Tepkiler
CHP Genel Merkezi de Güner'in tutuklanmasına tepki gösterdi. Genel Başkan Yardımcısı, konunun Meclis gündemine taşınacağını duyurdu. Diğer muhalefet partileri de süreci yakından takip ettiklerini belirtti.
Tutuklama kararı, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Sosyal medyada #HüseyinCanGüner etiketiyle yapılan paylaşımlarda, adaletin tarafsız işlemesi gerektiği vurgulanıyor.
Hukuki Süreç ve Beklentiler
Hüseyin Can Güner'in avukatları, tutuklama kararına itiraz edeceklerini açıkladı. İtiraz dilekçesinde, masumiyet karinesi, kaçma şüphesi olmaması ve delillerin toplanmış olması gerekçeleriyle tahliye talep edilecek. Sürecin önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.
Bu olay, Türkiye'de belediye başkanlarına yönelik adli işlemlerin siyasi boyutuna ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Yerel yönetimlerin özerkliği ve hukukun üstünlüğü bağlamında, Güner'in durumu önemli bir test olarak değerlendiriliyor.