İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik yürütülen 'Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' davasının 32. gününde iş insanı Muhittin Palazoğlu, reklam sektörüne uygulanan baskıyı mahkemede anlattı. Palazoğlu, Murat Ongun'un eşine ait Byzag firmasından ürün alınması için sektör temsilcilerine baskı yapıldığını belirterek, "Bunun adı ticaret değil, haraçtır" ifadesini kullandı.
Reklam sektörüne yönelik baskı iddiası
Palazoğlu, ifadesinde İBB'ye yakın isimlerin reklam sektöründe faaliyet gösteren işletmelere, Byzag firmasından hizmet almaları yönünde telkinde bulunduğunu söyledi. Bu baskının sektörde haksız rekabete yol açtığını ve iş insanlarının zor durumda bırakıldığını dile getirdi. Palazoğlu, aksi yönde hareket edenlerin çeşitli şekillerde cezalandırıldığını iddia etti.
Mahkeme salonunda yaşananlar, İBB çevresinde oluştuğu iddia edilen çıkar ağının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Palazoğlu'nun anlattıkları, iddianamede yer alan 'baskı ve tehdit' bölümleriyle örtüşüyor.
Davanın seyri ve diğer tanıklar
32 gündür devam eden davada şimdiye kadar çok sayıda tanık dinlendi. İş insanları, bürokratlar ve sektör temsilcileri, İBB'nin ihalelerine ve çalışma yöntemlerine ilişkin çarpıcı iddialar ortaya koydu. Palazoğlu'nun beyanları, reklam sektörünün yanı sıra diğer alanlarda da benzer baskıların yaşandığı yönündeki iddiaları güçlendirdi.
Dava, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve beraberindeki isimlerin yargılandığı geniş kapsamlı bir soruşturmanın parçası. İddianamede, 'çıkar amaçlı suç örgütü' kurmak ve yönetmek gibi suçlamalar yer alıyor. Sanıklar suçlamaları reddediyor.
İş dünyasından tepkiler
Palazoğlu'nun açıklamaları iş dünyasında yankı uyandırdı. Bazı sektör temsilcileri, benzer baskıların kendilerine de yapıldığını öne sürerken, bazıları ise iddiaların mahkemece aydınlatılması gerektiğini belirtti. Reklam sektöründe faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli işletmeler, bu tür baskıların sektördeki rekabet dengesini bozduğunu ifade ediyor.
Uzmanlar, yerel yönetimlerin ihale ve satın alma süreçlerinde şeffaflığın önemine dikkat çekiyor. İBB'nin bu iddialar karşısında nasıl bir savunma yapacağı ise merak konusu.
Davanın arka planı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, İBB'de görevli bazı kişilerin ihaleleri kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirdiği, iş insanlarına baskı yaptığı öne sürülüyor. Dava süreci, Türkiye'de yerel yönetimlerdeki yolsuzluk iddialarına ilişkin önemli bir sınav olarak görülüyor.
Muhittin Palazoğlu'nun ifadesi, reklam sektörüne yönelik baskının boyutlarını gözler önüne serdi. Palazoğlu, 'Bunun adı ticaret değil, haraçtır' diyerek durumun ciddiyetini vurguladı.
Davanın ilerleyen günlerinde yeni tanıkların dinlenmesi ve delillerin sunulması bekleniyor. Kamuoyu, İBB çevresindeki iddiaların aydınlatılması için yargı sürecinin adil ve şeffaf bir şekilde yürütülmesini talep ediyor.