Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) Başkanı Hüseyin Yıldız, son dönemde artan kayyım atamalarının iş dünyasında ciddi endişeye yol açtığını söyledi. Yıldız, kayyımlığın istisnai bir tedbir olması gerektiğine vurgu yaparak, uygulamanın özel sektör şirketlerine kadar uzanmasının güven ortamını sarstığını ifade etti. İş dünyasının temsilcileri, bu durumun sürmesi halinde ne yerli ne de yabancı sermayenin yatırım yapmayacağı görüşünde birleşiyor.
Güven ortamı tehdit altında
Hüseyin Yıldız, yaptığı açıklamada, kayyım uygulamalarının hukuki bir çerçevede ve sadece belirli durumlarda başvurulması gereken bir yöntem olduğunu belirtti. "Kayyım, şirketlerin yönetimine müdahale anlamına gelir. Bu müdahale istisnai ve geçici olmalıdır. Ancak son zamanlarda kayyım atamalarının kapsamı genişledi ve özel sektörde faaliyet gösteren birçok şirket bu durumdan etkilenmeye başladı. Bu, iş dünyasında büyük bir belirsizlik ve güvensizlik yaratıyor" dedi. Yıldız, özellikle yabancı yatırımcıların bu tür uygulamalar nedeniyle Türkiye'ye yatırım yapmaktan kaçındığını da sözlerine ekledi.
Sermaye kaçışı riski
Ekonomik istikrarın tesis edilmesi için hukukun üstünlüğü ve mülkiyet hakkının korunmasının kritik olduğunu vurgulayan Yıldız, "İş dünyası olarak kaygılıyız. Eğer bu koşullar devam ederse, ne yerli ne de yabancı sermaye Türkiye'ye yatırım yapar. Aksine, mevcut sermaye de başka ülkelere kayabilir" uyarısında bulundu. TÜRMOB Başkanı, bu durumun ülkenin ekonomik büyümesine ve istihdama zarar vereceğini belirtti.
İş dünyasından ortak tepki
Birçok iş insanı ve sivil toplum kuruluşu, kayyım uygulamalarının şeffaflık ve öngörülebilirlik ilkeleriyle bağdaşmadığını ifade ediyor. İstanbul Sanayi Odası (İSO) ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) gibi kuruluşlar da konuya ilişkin endişelerini dile getirdi. İş dünyası temsilcileri, kayyım kararlarının yargı bağımsızlığı ve hukuki güvence altında alınması gerektiğini savunuyor. Aksi takdirde, Türkiye'nin uluslararası alandaki itibarının olumsuz etkileneceği ve yatırım ortamının kalıcı hasar görebileceği uyarısı yapılıyor.
Arka plan: Kayyım tartışmaları
Son dönemde belediye başkanlarının görevden alınarak yerlerine kayyım atanmasının ardından, özel sektörde de benzer uygulamaların görülmesi endişeleri artırdı. Hukukçular, kayyım atamalarının Anayasa ve kanunlarda belirtilen sınırlar içinde kalması gerektiğini vurgularken, uygulamanın siyasi amaçlarla kullanılmaması gerektiğinin altını çiziyor. Uzmanlar, bu tür müdahalelerin ekonomideki güven ortamını ve piyasa mekanizmalarını bozabileceğine dikkat çekiyor.
Türkiye'de kayyım uygulamalarının geçmişi, 2016 yılındaki OHAL dönemine dayanıyor. O tarihten bu yana pek çok belediye ve şirkete kayyım atandı. Ancak son aylarda özel sektördeki şirketlere yönelik kayyım kararlarının artması, iş dünyasında tedirginlik yarattı. Yatırımcılar, özellikle Türkiye'de uzun vadeli yatırım yaparken hukuki riskleri daha fazla hesaba katmaya başladı.
Ekonomistler, bu durumun Türkiye'nin kredi notu ve uluslararası yatırım derecelendirme kuruluşlarının değerlendirmeleri üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini söylüyor. İş dünyası, hükümetten bu uygulamalara ilişkin daha net ve tutarlı bir çerçeve belirlemesini talep ediyor.