İrlanda milli takımının kalecisi Gavin Bazunu, bugün oynanacak İsrail-İrlanda UEFA Uluslar Ligi maçında sahaya çıkmama kararı aldı. Karar, İrlanda'da muhalefet partileri tarafından desteklenirken, ülke kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. 22 yaşındaki kaleci, İsrail'in Gazze'deki saldırılarını gerekçe göstererek maça çıkmayı reddetti. Böylece Bazunu, Filistin'e destek amacıyla uluslararası bir müsabakayı boykot eden ilk İrlandalı milli futbolcu oldu.
Muhalefetten Destek Mesajları
İrlanda parlamentosundaki muhalefet partileri, Bazunu'nun kararına tam destek verdi. Sinn Féin lideri Mary Lou McDonald, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Gavin Bazunu, vicdanının sesini dinleyerek İsrail'in apartheid rejimine karşı durmuştur. Bu cesur karar, İrlanda halkının Filistin'e olan desteğinin bir göstergesidir" dedi. İşçi Partisi lideri Ivana Bacik ise "Boykot, baskı ve yaptırım (BDS) hareketinin önemli bir parçasıdır. Bazunu'nun bu tutumu, sporun insan hakları ihlallerine karşı sessiz kalamayacağını gösteriyor" ifadelerini kullandı.
Sosyal Demokratlar ve Yeşil Parti sözcüleri de benzer açıklamalarla kaleciye destek verdi. Muhalefet milletvekilleri, hükümete çağrıda bulunarak İsrail ile yapılan tüm sportif ve kültürel ilişkilerin gözden geçirilmesini istedi. Ayrıca bazı milletvekilleri, İrlanda Futbol Federasyonu'na (FAI) çağrı yaparak İsrail maçının iptal edilmesi veya tarafsız bir ülkede oynanması gerektiğini savundu.
Boykot Kararının Arka Planı
Gavin Bazunu, kararını maçtan saatler önce açıkladı. Yaptığı yazılı açıklamada, "İsrail'in Filistin halkına yönelik sistematik zulmüne tanık olurken, bu maçta yer almak vicdanıma sığmaz. Bir sporcu olarak sahada olmayı çok isterdim ancak insan hakları her şeyin üstündedir" dedi. Bazunu, ayrıca Filistinli çocukların yaşadığı acılara dikkat çekerek, uluslararası toplumu harekete geçmeye davet etti.
Bu karar, İrlanda'da uzun süredir devam eden Filistin yanlısı tutumun bir yansıması olarak değerlendiriliyor. İrlanda, Avrupa'da Filistin'i en erken tanıyan ülkelerden biri ve halkın büyük bir kısmı İsrail politikalarına karşı. Geçtiğimiz aylarda İrlanda hükümeti, İsrail'in Gazze saldırılarını kınayan bir açıklama yapmış, ancak resmi bir yaptırım kararı almamıştı. Bazunu'nun boykotu, bu tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Maçın Önemi ve Olası Sonuçları
İsrail-İrlanda maçı, UEFA Uluslar Ligi kapsamında oynanacak. Karşılaşma, İsrail'in başkenti Kudüs'te bulunan Teddy Stadyumu'nda saat 21:45'te başlayacak. İrlanda Milli Takımı Teknik Direktörü Stephen Kenny, maç öncesi düzenlediği basın toplantısında Bazunu'nun kararına saygı duyduğunu ancak takımın sahaya çıkacağını belirtti. Kenny, "Her oyuncunun kişisel kararına saygılıyız. Gavin, bizim için önemli bir oyuncu ancak bugün onun yerine başka bir kaleci görev alacak" dedi.
UEFA yetkilileri ise boykot kararıyla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı. UEFA kurallarına göre, bir oyuncunun maça çıkmaması durumunda herhangi bir yaptırım uygulanmıyor; ancak futbolcunun milli takımı terk etmesi halinde disiplin cezası gündeme gelebilir. Bazunu'nun maça çıkmama kararı, UEFA'nın siyasi mesajlara izin verme politikasıyla da çelişiyor.
Öte yandan, İsrail Futbol Federasyonu, boykotu kınayan bir açıklama yaptı. Federasyon sözcüsü, "Sporu siyasete alet etmek yanlıştır. İrlandalı oyuncunun kararı, futbolun birleştirici ruhuna zarar vermektedir" dedi. İsrail basını ise olayı "İrlanda'nın provokasyonu" olarak yorumladı.
Filistin Yanlısı Hareketin Yükselişi
Gavin Bazunu'nun boykotu, dünya genelinde Filistin'e destek amacıyla yapılan sportif boykotlara bir yenisi eklenmiş oldu. Son yıllarda birçok sporcu, İsrail ile yapılan müsabakalarda yer almama kararı alıyor. Özellikle Cezayirli futbolcular, 2022 Dünya Kupası öncesinde İsrail ile oynanacak hazırlık maçlarını iptal ettirmişti. İrlanda'da da üniversiteler ve sendikalar, BDS hareketi kapsamında İsrail ürünlerine boykot çağrıları yapıyor.
Bu gelişmeler, sporun siyasetten ayrı düşünülemeyeceğini bir kez daha gösteriyor. Bazunu'nun kararı, İrlanda'da geniş bir kesim tarafından desteklenirken, bazı çevreler tarafından ise "sporu kirletmek" olarak eleştiriliyor. Ancak görünen o ki, İrlanda kamuoyu Filistin davasına verdiği desteği sürdürecek ve bu tür boykotlar önümüzdeki dönemde artarak devam edecek.