İran'ın füze programının sona erdiği düşünülüyordu. Ancak son saldırıların ardından ortaya çıkan yeni tablo, Tahran'ın hâlâ sakladığı önemli bir askeri kapasiteye işaret ediyor. Bazı tesislerde yeniden başlayan faaliyet, dikkatleri yer altına çevirdi. Yeni rapor, İran'ın elinde hâlâ binlerce füzeyi yeniden konuşlandırabileceğini gösteriyor.
ABD'nin Hesabını Bozan Detay: Yer Altı Tesisleri
ABD ve müttefikleri, İran'ın füze programını uzun süre yakından takip etti. Son yıllarda yapılan operasyonlar ve yaptırımlar, Tahran'ın füze üretim kapasitesini ciddi şekilde sınırladı. Ancak yeni bir rapor, İran'ın bu süreçte önemli bir kısmını korumayı başardığını ortaya koyuyor. Rapora göre, İran'ın dağlık bölgelerdeki yer altı tesislerinde yüzlerce, hatta binlerce füze sakladığı değerlendiriliyor. Bu tesisler, uydu görüntülerinde bile zor tespit edilebiliyor.
İran'ın füze programı, 2015'te imzalanan nükleer anlaşma sonrasında kısmen sınırlandırılmıştı. Ancak ABD'nin 2018'de anlaşmadan çekilmesi ve ardından uygulanan yaptırımlar, Tahran'ı füze geliştirme çabalarını gizliliğe yönlendirdi. İran, özellikle yer altı tesislerine ve mobil lançerlere ağırlık verdi. Bu strateji, düşman uçaklarına ve füzelere karşı hayatta kalma kabiliyetini artırdı.
İran'ın Sakladığı Büyük Koz: Füze Stoku
Uzmanlara göre, İran'ın elinde hâlâ önemli sayıda kısa, orta ve uzun menzilli füze bulunuyor. Raporda, İran'ın füze stokunun binleri bulabileceği ifade ediliyor. Bu füzeler arasında Şahab, Fetih ve Kadir gibi farklı menzillerde silahlar yer alıyor. İran, ayrıca insansız hava araçları (İHA) ve seyir füzeleri konusunda da önemli bir kapasiteye sahip. Bu unsurlar, olası bir çatışmada İran'ın caydırıcılık gücünü artırıyor.
Bazı tesislerde yeniden başlayan faaliyet, İran'ın füze üretimini ve bakımını sürdürdüğünü gösteriyor. Uydu görüntüleri, İran'ın belirli bölgelerde yeni tüneller kazdığını ve mevcut tesisleri genişlettiğini ortaya koyuyor. Bu faaliyetler, İran'ın füze programını tamamen durdurmadığını, aksine gizli bir şekilde devam ettirdiğini gösteriyor.
Bölgesel Dengeler ve Gelecek Senaryoları
İran'ın füze kapasitesi, bölgesel dengeler açısından kritik önem taşıyor. İsrail, Suudi Arabistan ve ABD, İran'ın füze programını yakından izliyor. İran'ın elindeki füzeler, Körfez'deki enerji altyapısına ve İsrail'e yönelik bir tehdit olarak algılanıyor. Öte yandan İran, füze programını savunma amaçlı olduğunu savunuyor ve müzakere masasına ancak yaptırımların kaldırılması halinde oturabileceğini belirtiyor.
Yeni rapor, ABD'nin İran'a yönelik politikasını yeniden gözden geçirmesine neden olabilir. Zira İran'ın füze stokunun sanılandan daha büyük olduğu ortaya çıkarsa, mevcut yaptırımlar ve askeri baskı yeterli olmayabilir. Bu durum, bölgede yeni bir gerilim dalgasına yol açabilir. Uluslararası toplum, İran'ın füze programını sınırlamak için yeni bir diplomatik girişim başlatabilir. Ancak Tahran'ın yer altına sakladığı kozu, masada elini güçlendirecek gibi görünüyor.
Sonuç olarak, İran'ın füze programı sanıldığı gibi bitmedi. Yer altı tesisleri, mobil lançerler ve geniş füze stoku, Tahran'ın hâlâ önemli bir askeri güç olduğunu gösteriyor. Bu durum, ABD ve müttefiklerinin hesaplarını bozarken, bölgesel istikrar için yeni bir belirsizlik yaratıyor.