Pentagon, Başkan Donald Trump’ın geniş çaplı askeri operasyonlara yeniden onay vermesi ihtimaline karşı İran’daki yeni hedefleri belirlerken, Tahran yönetimi savunma stratejisini köklü bir şekilde değiştiriyor. Amerikan basınında yer alan haberlere göre İran, son aylarda geliştirdiği 'kirpi stratejisi' ile olası bir Amerikan saldırısına karşı koymayı planlıyor. Bu strateji, İran'ın kritik altyapısını ve askeri tesislerini daha küçük, dağınık ve korunaklı birimlere bölerek saldırılara karşı direnci artırmayı hedefliyor.
Kirpi stratejisi nedir?
Askeri terminolojide 'kirpi stratejisi', bir ülkenin savunma sistemini merkeziyetçi yapıdan çıkararak daha dağınık, esnek ve dayanıklı hale getirmesi anlamına geliyor. İran'ın bu yeni konsepti, ülkenin nükleer tesislerinden balistik füze rampalarına, deniz üslerinden komuta kontrol merkezlerine kadar geniş bir yelpazede uygulanıyor. Tahran, bu sayede ABD'nin hava saldırılarının etkisini azaltmayı ve kendi caydırıcılık kapasitesini korumayı amaçlıyor. Uzmanlar, bu stratejinin İran'ın geçmişteki 'derinlemesine savunma' anlayışının bir evrimi olduğunu belirtiyor.
Pentagon'un yeni hedefleri
Trump yönetiminin 2020 yılında İranlı General Kasım Süleymani'yi öldürmesinin ardından tırmanan gerilim, Washington'un Tahran'a yönelik askeri planlamalarını hızlandırdı. Pentagon yetkilileri, olası bir operasyon için İran'ın doğusundaki dağlık bölgelerde konuşlanmış füze depoları, batıdaki kimya tesisleri ve güneydeki deniz mayın döşeme gemilerini öncelikli hedefler olarak belirlemiş durumda. Ancak İran'ın yeni stratejisi, bu hedeflerin çoğunun artık eskisi kadar kolay vurulamayacağına işaret ediyor. Savunma analisti Jonathan Smith'e göre, 'İran, taşınabilir fırlatma rampaları ve yeraltı tünelleri sayesinde vurulması zor bir hedef haline geldi.'
Bağlam ve olası sonuçlar
İran'ın bu hamlesi, Tahran'ın son yıllarda artan dış baskılara karşı kendini yeniden konumlandırma çabasının bir parçası. Nükleer programı, yaptırımlar ve bölgesel gerilimlerle boğuşan ülke, askeri açıdan daha sürdürülebilir bir model benimsemeye çalışıyor. Kirpi stratejisi, İran'ın vurulduğunda toparlanma hızını artırırken, aynı zamanda ABD'ye misilleme yeteneğini de korumasına olanak tanıyor. Ancak bu yaklaşımın bir riski de, daha uzun süreli ve yaygın bir çatışmaya zemin hazırlaması. Bölgesel gözlemciler, İran'ın yeni savunma doktrininin sadece ABD'yi değil, İsrail ve Suudi Arabistan gibi bölgesel rakipleri de etkileyeceğini düşünüyor. Önümüzdeki dönemde, Tahran'ın bu stratejiyi ne kadar başarıyla uygulayabildiği, Ortadoğu'daki güç dengesini belirleyen önemli bir faktör olacak.