İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD Başkanı Donald Trump'ın, dondurulmuş İran varlıklarının Amerikan tarım ürünleri satın almak için kullanılacağı yönündeki iddiasını sert bir dille yalanladı. Kalibaf, varılan mutabakat kapsamında serbest bırakılacak fonların tamamen İran Merkez Bankası'nın kontrolünde olduğunu ve ABD'nin bu fonlar üzerinde herhangi bir tasarruf hakkı bulunmadığını vurguladı.
Mutabakatın detayları ve tarafların açıklamaları
Kalibaf, yaptığı yazılı açıklamada, Trump'ın iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirterek, "İran, kendi parasını kullanarak istediği üründen satın alabilir. ABD'nin bu fonlar üzerinde herhangi bir yetkisi yoktur" ifadelerini kullandı. İranlı yetkili, mutabakat çerçevesinde serbest bırakılacak 6 milyar dolarlık dondurulmuş varlığın yalnızca insani amaçlı kullanılabileceğini, ancak bunun ABD tarım ürünlerine öncelik verileceği anlamına gelmediğini söyledi.
Trump'ın açıklaması ve İran'ın tepkisi
ABD Başkanı Trump daha önce yaptığı bir açıklamada, İran'ın dondurulmuş varlıklarını kullanarak Amerikan tarım ürünleri satın alacağını öne sürmüştü. Bu açıklama, iki ülke arasındaki gerginliğin tırmanmasına neden olmuştu. İran Dışişleri Bakanlığı da Trump'a yanıt vererek, söz konusu fonların İran'a ait olduğunu ve başka ülkelerden yapılan alımlarda kullanılabileceğini duyurmuştu.
İran'ın tarım ithalatı ve ekonomik durum
İran, yaptırımlar nedeniyle tarım ürünleri dahil birçok temel ihtiyacını ithal etmekte zorlanıyor. Ülke, özellikle buğday, arpa ve soya fasulyesi gibi temel gıda maddelerinde dışa bağımlı. Dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması, İran'ın bu alandaki sıkıntılarını bir nebze olsun hafifletebilir. Ancak Tahran yönetimi, fonların kullanımında bağımsız hareket edeceğini ve herhangi bir dış müdahaleye izin vermeyeceğini net bir şekilde ortaya koyuyor.
Sonuç olarak, Trump'ın iddiası İran tarafından şiddetle reddedilirken, taraflar arasındaki güvensizlik ve söylem gerginliği devam ediyor. İran, ulusal egemenliğine yönelik herhangi bir müdahaleyi kabul etmeyeceğini ve fonlarını kendi çıkarları doğrultusunda kullanacağını vurguluyor. Önümüzdeki dönemde, bu mutabakatın uygulanması ve iki ülke arasındaki diyalog süreci yakından takip edilecek.