İran yargısı, terör örgütü PKK ve onun İran'daki kolu PJAK'a yönelik önemli bir adım atarak, Interpol aracılığıyla uluslararası yakalama kararı çıkarttı. İran Adalet Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, örgütlerin eylemlerinden zarar gören çok sayıda mağdurun şikayeti üzerine bu kararın alındığı belirtildi. Açıklamada, örgüt üyelerinin İran topraklarında gerçekleştirdiği silahlı saldırılar, bombalı eylemler ve adam kaçırma girişimlerine atıfta bulunulurken, kararın uluslararası hukuk çerçevesinde uygulanması için ilgili ülkelere çağrı yapıldı.
İran'ın terörle mücadelede yeni stratejisi
İran yönetimi, özellikle son yıllarda ülkenin kuzeybatı sınır bölgelerinde artan PKK/PJAK faaliyetlerine karşı askeri operasyonlarını yoğunlaştırmıştı. Tahran yönetimi, bu örgütleri İran'ın toprak bütünlüğüne yönelik en büyük tehditlerden biri olarak nitelendiriyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu, geçtiğimiz yıl içinde birçok kez sınır ötesi operasyon düzenlemiş ve örgütün kamplarını hedef almıştı. Ancak yargı organı tarafından talep edilen Interpol kırmızı bülten kararı, hukuki boyutta atılmış en somut adımlardan biri olarak kayda geçti. Uzmanlara göre, İran bu hamleyle birlikte örgüt üyelerinin uluslararası hareket kabiliyetini kısıtlamayı ve mali kaynaklarına erişimini engellemeyi hedefliyor.
PKK/PJAK'ın bölgesel etkisi
PKK'nın İran'daki uzantısı olarak faaliyet gösteren PJAK (Partiya Jiyana Azad a Kurdistanê), özellikle İran-Irak sınır hattında etkin konumda. Örgüt, ideolojik olarak PKK ile aynı çizgide yer alırken, İran'daki Kürt nüfusun yaşadığı bölgelerde silahlı eylemler düzenliyor. İran yönetimi, PJAK'ı İran'ın egemenliğine yönelik bir tehdit olarak tanımlıyor ve bu kapsamda örgüte yönelik operasyonlarına devam ediyor. Son yıllarda İran-Türkiye-Irak arasında terörle mücadele konusunda artan işbirliği de dikkat çekiyor. Üç ülke, özellikle sınır güvenliği ve istihbarat paylaşımı alanında ortak çalışmalar yürütüyor. Ancak İran'ın Interpol hamlesi, bu işbirliğinin hukuki boyutta somut bir yansıması olarak görülüyor.
İran yargısı tarafından yapılan açıklamada, örgütün eylemlerinde hayatını kaybeden veya yaralanan İran vatandaşları adına bireysel başvuruların da değerlendirildiği kaydedildi. Açıklamada, mağdurların bir kısmının İran'ın batı sınırındaki köylerde yaşadığı ve örgüt tarafından zorla yerlerinden edildiğine dair ifadeler yer aldı. İran Dışişleri Bakanlığı ise Interpol kararının ardından, özellikle Avrupa ülkeleri başta olmak üzere müttefik devletlere nota vererek, örgüt üyelerinin sığınma taleplerinin reddedilmesini istedi.
Uluslararası hukuk boyutu
Interpol tarafından çıkartılan kırmızı bülten, üye ülkelere bir kişinin suçlu olduğu yönünde uyarı niteliği taşıyor ve geçici tutuklama talebi içeriyor. Ancak bu bültenin bağlayıcılığı tartışmalıdır; her ülke kendi hukuk sistemine göre karar uyguluyor. İran'ın bu adımı, PKK/PJAK üyelerinin uluslararası alanda seyahat özgürlüğünü kısıtlama potansiyeli taşıyor. Terör örgütlerine yönelik Interpol kırmızı bültenleri geçmişte de başka ülkeler tarafından kullanılmış, ancak siyasi nedenlerle her zaman etkili olmamıştı. Türkiye, ABD ve AB ülkeleri PKK'yı terör örgütü listesine alırken, PJAK da benzer şekilde birçok ülke tarafından terör listesinde yer alıyor. Bu durum, kararın uygulanmasını kolaylaştırabilir.
İran yönetiminin bu hamlesi, aynı zamanda Türkiye ve Irak ile koordineli bir mücadele çerçevesinde değerlendiriliyor. Üç ülke, PKK ve uzantılarına karşı ortak askeri operasyonlar düzenlerken, hukuki alandaki bu işbirliği de terörle mücadelede yeni bir dönemin habercisi olabilir. Bölgede istikrar arayışları devam ederken, İran'ın Interpol kararının ne kadar etkili olacağı önümüzdeki günlerde netleşecek.