İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ABD ile artan gerilimde petrol piyasalarını tehdit eden açıklamalarda bulundu. Galibaf, “Bu savaşın denklemi açık: Ya hep ya hiç. Bizi petrol satmaktan alıkoyarlarsa, hiç kimseye satma izni vermeyiz” ifadelerini kullandı. Bu sözler, Hürmüz Boğazı ve Körfez bölgesinde küresel petrol akışının kesintiye uğrayabileceği endişesini artırdı.
İran'dan Sert Uyarı: Petrol Karteli mi?
Galibaf, Tahran'da düzenlediği basın toplantısında, ABD yaptırımlarına ve askeri tehditlere karşı İran'ın elindeki en güçlü kozlardan birini kullanmaya hazır olduğunu sinyalini verdi. İran, dünya ham petrol rezervlerinin yaklaşık %9'una sahipken, Hürmüz Boğazı günde yaklaşık 20 milyon varil petrolün geçtiği stratejik bir geçit konumunda. Uzmanlar, İran'ın boğazı kapatması halinde petrol fiyatlarının tarihi zirvelere ulaşabileceğini belirtiyor.
ABD-İran Geriliminde Yeni Perde
ABD Başkanı Donald Trump'ın nükleer anlaşmadan çekilmesi ve yaptırımları sıkılaştırmasıyla başlayan süreç, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini artırması ve Körfez'deki tankerlere yönelik saldırılarla tırmanmıştı. Galibaf'ın bu açıklaması, taraflar arasında diplomatik çözüm umutlarını zayıflatırken, petrol piyasalarında panik havası yarattı. Uluslararası Enerji Ajansı, acil durum stoklarını devreye sokabileceğini ancak uzun süreli bir kesintinin küresel ekonomiyi resesyona sürükleyebileceği uyarısında bulundu.
Körfez Ülkeleri ve Petrol Piyasaları
Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, İran'ın tehdidine karşı alternatif güzergahlar ve artırılmış üretim kapasitesi ile yanıt vermeye çalışsa da, lojistik zorluklar ve sigorta primlerindeki artış nedeniyle bu seçenekler sınırlı kalıyor. Petrol fiyatları şimdiden varil başına 70 doların üzerine çıkarken, analistler kriz derinleşirse 100 doların aşılabileceğini öngörüyor.
Bölgedeki askeri hareketlilik de dikkat çekiyor. ABD'nin uçak gemisi göndermesi ve İran'ın kıyı savunma sistemlerini konuşlandırması, sıcak bir çatışma ihtimalini artırıyor. Bu durum, küresel enerji güvenliğini tehdit ederken, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeleri de doğrudan etkiliyor.
İran'ın bu çıkışı, aslında bir pazarlık stratejisi olarak görülebilir. Ancak ABD yönetiminin geri adım atmaya niyeti olmadığı sinyali verdiği bir ortamda, her iki tarafın da 'geri dönüşü olmayan nokta'ya yaklaştığı değerlendiriliyor. Petrol piyasaları, bu hafta yapılacak diplomatik görüşmelerden çıkacak sonuçlara kilitlenmiş durumda.