İran Dışişleri Bakanlığı, ABD'ye yönelik yaptığı açıklamada, İsrail'in Lübnan'dan koşulsuz çekilmesine ilişkin bir takvimin bir an önce belirlenmesi gerektiğini bildirdi. Tahran yönetimi, Lübnan'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı duyulması gerektiğini vurgularken, bölgedeki tansiyonun düşürülmesi için uluslararası topluma da sorumluluk çağrısında bulundu. İranlı yetkililer, İsrail'in Lübnan topraklarındaki varlığının sürdürülemez olduğunu ve bu durumun bölgesel barışı tehdit ettiğini ifade etti.
Tahran'dan Washington'a net mesaj
İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, ABD'li mevkidaşı Antony Blinken ile yaptığı telefon görüşmesinde, İsrail'in Lübnan'dan çekilmesi için somut bir zaman çizelgesi oluşturulması talebini iletti. İranlı bakan, “Lübnan'ın egemenliği ihlal edilmektedir. İsrail güçlerinin derhal ve koşulsuz olarak Lübnan topraklarından çekilmesi için net bir takvim belirlenmelidir” dedi. Görüşmede ayrıca, Lübnan'daki siyasi istikrarın sağlanması ve Hizbullah'ın ülke yönetimindeki rolü de ele alındı.
Bölgesel yansımalar ve uluslararası tepkiler
İran'ın bu çağrısı, bölgede yeni bir diplomatik hamle olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, Tahran'ın ABD'yi doğrudan muhatap alarak İsrail'in Lübnan'dan çekilmesi konusunda baskı oluşturmaya çalıştığını belirtiyor. Öte yandan, Lübnan hükümeti de İsrail'in ülkenin güneyindeki varlığına son verilmesi için uluslararası topluma çağrı yaparken, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Gücü (UNIFIL) bölgede ateşkesin korunması için çalışmalarını sürdürüyor. Fransa ve Almanya gibi Avrupa ülkeleri de taraflara itidal çağrısı yaparken, ABD'nin İran'ın bu talebine nasıl yanıt vereceği merak ediliyor.
Lübnan Başbakanı Necip Mikati, İran'ın çağrısını memnuniyetle karşıladıklarını ancak ülkesinin iç işlerine müdahale edilmemesi gerektiğini vurguladı. Mikati, “Lübnan'ın egemenliği herkes için kırmızı çizgidir. İsrail'in çekilmesi elbette istenen bir durumdur ancak bu sürecin Lübnan'ın ulusal çıkarları doğrultusunda yönetilmesi gerekir” ifadelerini kullandı.
İsrail'den ise konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak İsrail medyası, hükümetin Lübnan'daki askeri varlığını gerekçelendirerek, Hizbullah'ın tehdit oluşturduğu sürece çekilmenin söz konusu olmayacağını öne sürüyor.
İran'ın bu diplomatik girişimi, Tahran'ın bölgesel nüfuzunu pekiştirme çabası olarak da yorumlanıyor. İran, son yıllarda Lübnan'daki siyasi ve askeri dengelerde belirleyici bir rol oynarken, Hizbullah üzerinden İsrail'e karşı caydırıcılık politikası izliyor. ABD'nin ise İran'ı nükleer müzakerelerde eli güçlendiren bir adım olarak görmesi halinde bu çağrıyı dikkate almayabileceği belirtiliyor.
Bölgedeki gelişmeler, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının paylaşımından Suriye'nin geleceğine kadar geniş bir yelpazede etkili olabilir. İran'ın bu hamlesi, Lübnan'da yeni bir siyasi denklem yaratma potansiyeli taşırken, İsrail'in çekilmesi durumunda Hizbullah'ın ülke içindeki konumu daha da güçlenecek gibi görünüyor.