İran lideri Mücteba Hamaney'in danışmanı ve eski Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Tümgeneral Muhsin Rızai, ABD'nin İran'a yönelik herhangi bir saldırısına füze ve insansız hava araçlarıyla (İHA) karşılık verileceğini duyurdu. Rızai, bu açıklamayı İran devlet televizyonunda yayınlanan bir programda yaptı. İran ile ABD arasındaki gerilim son haftalarda nükleer müzakerelerdeki tıkanma ve Körfez'deki askeri hareketlilik nedeniyle artmış durumda.
Füze ve İHA yağmuru tehdidi
Tümgeneral Rızai, "ABD ve müttefikleri, İran'ın savunma kapasitesini hafife almamalı. Ülkemize yönelik en ufak bir saldırı, füze ve İHA yağmuruna yol açar. Bu sadece askeri hedefleri değil, bölgedeki ABD üslerini de kapsar" ifadelerini kullandı. Rızai, İran'ın balistik füze programının son yıllarda önemli ilerleme kaydettiğini ve menzilinin İsrail dahil bölgedeki tüm hedefleri vurabilecek seviyeye ulaştığını belirtti. Ayrıca İran'ın kamikaze İHA'lar ve seyir füzeleri gibi yeni nesil silahlara sahip olduğunu vurguladı.
Artan gerilimin arka planı
ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, İran'ın nükleer anlaşmaya uyum konusundaki tutumunu eleştirerek yeni yaptırımlar uygulamıştı. Buna karşılık İran, uranyum zenginleştirme seviyesini artırdığını ve IAEA denetimlerini kısıtladığını açıklamıştı. Son olarak İran destekli Husilerin Kızıldeniz'deki ticari gemilere saldırıları, ABD'nin bölgeye ek askeri güç göndermesine neden oldu. Körfez'deki ABD uçak gemisi görev gücü, İran'a yönelik olası bir operasyon için hazır bekliyor. Uzmanlar, tarafların karşılıklı tehditlerine rağmen doğrudan bir çatışmanın her iki taraf için de yıkıcı sonuçları olacağı görüşünde.
Rızai'nin açıklamaları, İran'ın iç kamuoyuna yönelik bir caydırıcılık mesajı olarak yorumlanıyor. Ancak Batılı analistler, İran'ın füze kapasitesinin abartıldığı görüşünde. Pentagon kaynakları, İran'ın balistik füzelerinin isabet oranının düşük olduğunu ve çoğunun ABD hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirilebileceğini savunuyor. Yine de İran'ın İHA teknolojisindeki ilerlemesi, özellikle Ukrayna savaşında Rusya tarafından kullanılan Şahid tipi İHA'ların varlığı, endişeleri artırıyor.
Bölge ülkeleri, İran-ABD geriliminin bir savaşa dönüşmesi halinde Körfez'deki petrol ticaretinin ve küresel enerji arzının ciddi şekilde etkileneceği uyarısında bulunuyor. Suudi Arabistan ve BAE, tarafsızlıklarını korumaya çalışmakla birlikte, ABD ile askeri işbirliğini sürdürüyor. İran ise bölgedeki vekil güçler aracılığıyla ABD'ye karşı asimetrik savaş yürütme kapasitesine sahip.
Sonuç olarak, Tümgeneral Rızai'nin tehditleri her ne kadar retorik bir üslup taşısa da, İran'ın askeri doktrininde füze ve İHA'ların merkezi bir rol oynadığı biliniyor. ABD ile diplomatik kanalların açık tutulması, tırmanma riskini azaltabilir. Ancak tarafların maksimalist talepleri ve güvensizlik, kısa vadede bir anlaşma umudunu zayıflatıyor.