İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Sait Hatibzade, başkent Tahran'da düzenlediği basın toplantısında, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndan 1 milyar varilden fazla ham petrolün geçtiği yönündeki iddiasını reddetti. Hatibzade, "ABD'nin öne sürdüğü rakamlar gerçeği yansıtmamaktadır. Hürmüz Boğazı'ndaki petrol sevkiyatı uluslararası hukuka uygun olarak devam etmektedir. Bu tür asılsız iddialar, bölgede gerilimi tırmandırmaya yönelik algı operasyonlarıdır" ifadelerini kullandı.
ABD'nin İddiası ve İran'ın Tepkisi
ABD Enerji Bakanlığı'na bağlı Enerji Bilgi İdaresi (EIA), geçtiğimiz hafta yayımladığı raporda, 2024 yılının ilk altı ayında Hürmüz Boğazı'ndan günlük ortalama 20-21 milyon varil ham petrol ve petrol ürünü geçtiğini, bunun da toplamda 1 milyar varili aştığını belirtmişti. Rapor, boğazın küresel enerji arzı için kritik önemde olduğunu vurguluyordu. İran ise bu rakamların şişirildiğini ve ABD'nin bölgedeki askeri varlığını meşrulaştırmak için kullanıldığını savunuyor.
İran Devrim Muhafızları Donanması Komutanı Alirıza Tangsiri de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Hürmüz Boğazı'ndaki seyir güvenliği İran'ın kontrolündedir.ABD'nin iddiaları, boğazda herhangi bir aksama olduğu algısı yaratmaya yöneliktir. Aksine, İran deniz kuvvetleri bölgede istikrarın garantörüdür" dedi.
Hürmüz Boğazı'nın Stratejik Önemi
Basra Körfezi ile Umman Körfezi'ni birbirine bağlayan Hürmüz Boğazı, dünyanın en önemli petrol geçiş noktalarından biri. Boğaz, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar, Bahreyn, Irak ve İran gibi ülkelerin petrol ve doğalgaz ihracatı için hayati bir koridor. ABD Enerji Bilgi İdaresi'ne göre, 2023 yılında boğazdan günde yaklaşık 20,9 milyon varil petrol ve petrol ürünü geçti; bu, küresel deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık %30'una denk geliyor. Ayrıca dünya sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ticaretinin de önemli bir kısmı bu boğaz üzerinden gerçekleşiyor.
Son yıllarda bölgede artan jeopolitik gerilim, Hürmüz Boğazı'ndaki seyir güvenliğini daha da kritik hale getirdi. 2019'da tankerlere yönelik sabotaj saldırıları ve İran'ın bir İngiliz tankerini alıkoyması, uluslararası toplumda endişe yaratmıştı. ABD, bu tür olaylara karşı bölgede koalisyon güçleri bulunduruyor. İran ise sık sık boğazı kapatma tehdidinde bulunarak Batı'ya gözdağı veriyor.
Ekonomik Yansımalar ve Piyasa Tepkisi
İran'ın yalanlaması, küresel petrol piyasalarında dalgalanmaya neden olmadı. Brent petrol fiyatları, açıklamanın ardından varil başına 82 dolar seviyelerinde yatay seyretti. Analistler, piyasanın bu tür açıklamalara alışkın olduğunu ve asıl odaklanılması gerekenin arz-talep dinamikleri olduğunu belirtiyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Hürmüz Boğazı'ndaki herhangi bir kesintinin petrol fiyatlarını hızla yükseltebileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye, Hürmüz Boğazı'ndan geçen enerji kaynaklarına bağımlı ülkeler arasında. Türkiye'nin ham petrol ithalatının yaklaşık %70'i Basra Körfezi üzerinden sağlanıyor. Olası bir gerilim, Türkiye'nin enerji arz güvenliğini doğrudan etkileyebilir. Ekonomistler, İran-ABD arasındaki sözlü gerilimin ticaret yollarını riske atabileceğini, bunun da gelişmekte olan ülke para birimlerinde baskı yaratabileceğini öngörüyor.
Diplomatik Boyut ve Gelecek Senaryolar
İran'ın açıklaması, ABD ile nükleer müzakerelerin yeniden başlaması beklenirken geldi. İran Dışişleri Bakanlığı, Hürmüz Boğazı'na ilişkin iddiaların müzakere sürecini sabote etmeye yönelik olduğunu ima etti. ABD tarafından henüz resmi bir yanıt gelmedi. Uluslararası kriz grubu uzmanları, taraflar arasındaki karşılıklı suçlamaların bölgede yanlış hesaplamaya yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Önümüzdeki günlerde İran ve ABD heyetlerinin Umman'da bir araya gelmesi planlanıyor. Görüşmelerde Hürmüz Boğazı'ndaki seyir serbestisi ve yaptırımların hafifletilmesi konularının ele alınması bekleniyor. İran, ABD'nin iddialarını gündeme getirmesi durumunda masadan kalkabileceği sinyalini verdi. Bölge ülkeleri ise tansiyonun düşürülmesi için diplomatik kanalların açık tutulması çağrısı yapıyor.
Sonuç olarak, İran'ın yalanlaması, Hürmüz Boğazı'ndaki güç mücadelesinin bir parçası olarak okunmalı. ABD'nin rakamları, boğazın küresel enerji güvenliği açısından önemini vurgularken; İran, bu verileri kendi egemenlik sahasına müdahale olarak görüyor. Petrol piyasaları şimdilik sakin, ancak diplomatik gerilim sürerse dalgalanmalar kaçınılmaz olabilir.