İran'ın başkenti Tahran'ın kalbinde, 2.500 yıllık bir geçmişe sahip Yahudi cemaatinin lideri Yehuda Gerami, ülkenin en tartışmalı isimlerinden biri olarak dikkat çekiyor. İsrail ve ABD ile yaşanan gerilimlere rağmen, Gerami ve önderlik ettiği binlerce Yahudi, İran'da yaşamaya devam ediyor. Peki, bu zorlu koşullarda neden İsrail'e dönmüyor? Gerami'nin cevabı, hem dini hem de siyasi açıdan oldukça derin.
Bir Liderin Portresi
Yehuda Gerami, Tahran'daki Yusef Abad Sinagogu'nun başhahamı olarak görev yapıyor. İran'daki Yahudi topluluğunun sayısı, devrim öncesine göre büyük ölçüde azalmış olsa da, hâlâ binlerce kişiden oluşuyor. Gerami, bu topluluğun hem dini hem de kültürel lideri konumunda. İran'da Yahudi olmanın zorluklarına rağmen, Gerami'nin İsrail'e göç etmeme kararı, yalnızca kişisel bir tercih değil, aynı zamanda topluluğunun geleceği için verilmiş stratejik bir karar olarak değerlendiriliyor.
İran'daki Yahudi Yaşamı
İran'da Yahudi yaşamı, İslam Cumhuriyeti'nin kurulmasından sonra önemli ölçüde değişti. Devrim sonrası birçok Yahudi ülkeyi terk ederken, kalanlar genellikle büyük şehirlerde yoğunlaştı. Tahran, Şiraz ve İsfahan gibi şehirlerde hâlâ faal sinagoglar, Yahudi okulları ve toplum merkezleri bulunuyor. Gerami, bu kurumların ayakta kalması için büyük çaba gösteriyor. İran hükümeti, resmi olarak Yahudi topluluğunu koruduğunu açıklasa da, zaman zaman ayrımcı uygulamalar ve söylemler gündeme geliyor.
- İran'da yaklaşık 15-20 bin Yahudi yaşadığı tahmin ediliyor.
- Yahudiler, İran meclisinde bir temsilci ile temsil edilme hakkına sahip.
- Tahran'da aktif olarak kullanılan birkaç sinagog bulunuyor.
Gerami'nin İsrail'e Bakışı
Gerami, İsrail'i bir devlet olarak tanımıyor ve siyonizmi eleştiriyor. Bu tutum, İran rejimiyle uyumlu olmasına rağmen, onun dini ve tarihsel perspektifinden de kaynaklanıyor. Ona göre, Yahudi dini yaşamı, siyonist ideolojiden bağımsız olarak da sürdürülebilir. Bu görüş, İran'daki Yahudi topluluğunun bir kısmı tarafından da paylaşılıyor. Gerami, İsrail'in politikalarını eleştirirken, Yahudi inancının korunmasının asıl öncelik olduğunu vurguluyor.
İran Rejimiyle Denge Politikası
Gerami'nin en büyük zorluğu, rejim ile dini yaşam arasında kurduğu denge. Bir yandan İran Devleti'nin yasalarına uymak ve vatanseverlik görevini yerine getirmek, diğer yandan Yahudi cemaatinin ihtiyaçlarını karşılamak zorunda. Bu hassas denge, zaman zaman eleştirilere de yol açıyor. Bazı İsrailli yetkililer ve diaspora Yahudileri, Gerami'yi İran rejimiyle iş birliği yapmakla suçluyor. Ancak Gerami, bu eleştirilere, topluluğunun güvenliğini sağlamanın öncelikli olduğunu söyleyerek yanıt veriyor.
İran'da Kalmak Neden Önemli?
Gerami'ye göre, İran Yahudileri olarak burada kalmak, hem tarihsel bir mirası korumak hem de İslam dünyasıyla diyalog kurmanın bir yolu. İki bin yıldan fazla süredir bu topraklarda yaşayan Yahudiler, Pers kültürüyle iç içe geçmiş durumda. Gerami, bu mirası terk etmenin doğru olmadığını düşünüyor. Ayrıca, İran'daki Yahudilerin, Müslüman çoğunlukla barış içinde yaşamaya devam edebileceğini kanıtlamak istiyor. Bu nedenle, İsrail'e göç etmek yerine, kalmayı ve mücadele etmeyi tercih ediyor.
Uluslararası Boyut
Gerami'nin kararı, uluslararası toplumda da yankı buluyor. Bir yanda İsrail ve Batılı ülkeler, İran'daki Yahudilerin güvenliğinden endişe ederken, diğer yanda İran hükümeti, Yahudi topluluğunun varlığını ülkesel çıkarların bir parçası olarak sunuyor. Gerami ise bu tartışmaların dışında kalarak, topluluğunun yaşamını sürdürmesine odaklanıyor. Onun bu tutumu, bazı çevrelerce takdir edilirken, bazılarınca da tartışılıyor.
Sonuç
Yehuda Gerami'nin İran'da kalma kararı, yalnızca bir bireyin tercihi değil, aynı zamanda köklü bir topluluğun geleceğine dair önemli bir duruş. İran ile Batı arasındaki krizler devam ederken, Gerami'nin liderliği, dini inancın ve kültürel mirasın politik baskılar karşısında nasıl ayakta tutulabileceğini gösteriyor. Ancak bu duruş, uluslararası gerginlikler ve iç politik baskılar nedeniyle her geçen gün daha da zorlaşıyor. Gerami'nin hikayesi, Ortadoğu'da Yahudi yaşamının nadir bir örneği olarak tarihe geçmeye devam ediyor.