İranlı üst düzey bir yetkili, ABD'nin sürekli engellemelerine rağmen İran ile Umman arasında stratejik Hürmüz Boğazı'nın güvenliği ve koridoru konulu görüşmelerde yeni bir aşamaya ulaşıldığını açıkladı. Yetkili, Washington'un bölgeye yönelik müdahalelerine son vermesi halinde iki ülkenin kapsamlı bir anlaşmaya varabileceğini vurguladı. Bu gelişme, küresel enerji tedarik zincirinin kalbinde yer alan boğazın geleceği açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Görüşmelerin Yeni Aşaması
Adının açıklanmasını istemeyen İranlı yetkili, Tahran'da yaptığı değerlendirmede, “Ummanlı kardeşlerimizle Hürmüz Boğazı'nın güvenli navigasyonunu ve serbest geçişini sağlamak için yürüttüğümüz istişareler, teknik ayrıntıların ele alındığı yeni bir faza girmiştir. ABD'nin bölgeye yönelik yıkıcı müdahaleleri olmasaydı, bu görüşmeler çok daha hızlı sonuçlanabilirdi. Ancak azmimiz tamdır.” ifadelerini kullandı. Yetkili, iki ülkenin deniz yetkilileri arasında son haftalarda gerçekleşen toplantılara atıfta bulunarak, “Hürmüz Boğazı'nda iş birliği, sadece ikili ticaret için değil, bölgesel istikrar için de hayati önem taşıyor. Bu nedenle Umman ile iyi niyetli görüşmelerimizi sürdürüyoruz.” dedi.
Hürmüz Boğazı'nın Stratejik Önemi
Basra Körfezi'ni Umman Denizi'ne bağlayan Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birine ev sahipliği yapıyor. Küresel enerji güvenliğinin kilit noktası olarak kabul edilen boğazda, İran ve Umman'ın ortak yönetimi, bölgedeki tansiyonu düşürebilir. Uzmanlar, iki ülkenin iş birliğinin ABD'nin İran'a yönelik yaptırımlarını ve bölgede artan askeri gerilimi hafifletebileceğini belirtiyor. Uluslararası Enerji Ajansı verilerine göre, 2023 yılında boğazdan günlük ortalama 20,5 milyon varil petrol geçti. Bu rakam, boğazın ne denli kritik olduğunu gözler önüne seriyor.
İran'ın Talepleri ve ABD Faktörü
İranlı yetkili, ABD'nin bölgedeki askeri varlığının ve yaptırım politikalarının, Hürmüz Boğazı'nda normalleşmenin önündeki en büyük engel olduğunu söyledi. “ABD, Umman üzerinden dolaylı baskı kurarak anlaşmayı sabote etmeye çalışıyor. Ancak Umman hükümeti bağımsız bir politika izliyor. Eğer ABD, bölgeye müdahalesini keserse, İran Umman ile her alanda iş birliğini derinleştirmeye hazırdır.” diye konuştu. Yetkili ayrıca, İran'ın uluslararası hukuk çerçevesinde boğazdan serbest geçişi garanti ettiğini hatırlattı. “Hürmüz Boğazı, tüm milletlere açıktır. Biz yalnızca güvenlik iş birliğimizi artırmak istiyoruz.” şeklinde konuştu.
Bölgesel Ekonomik Fırsatlar
İki ülke arasındaki olası anlaşma, sadece güvenlikle sınırlı kalmayacak, ekonomik iş birliklerini de beraberinde getirebilir. İran ve Umman, enerji hatları, serbest ticaret bölgeleri ve ortak liman yatırımları konusunda uzun süredir görüşmeler yürütüyor. Hürmüz koridorundaki iş birliği, bu projelere ivme kazandırabilir. Özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sonrası enerji tedarikinde çeşitlenme arayan Avrupa ülkeleri de bu gelişmeyi yakından izliyor. Uzmanlar, İran-Umman yakınlaşmasının, Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleriyle de yeni diyalog kapıları aralayabileceğini ifade ediyor.
Geleceğe Bakış
Hürmüz Boğazı'nda kalıcı bir iş birliği, bölgesel refahın artmasına ve çatışma riskinin azalmasına katkı sağlayabilir. Ancak bunun gerçekleşmesi, büyük ölçüde ABD'nin baskıcı politikalarından vazgeçmesine bağlı. İran, masada olmaya ve diyaloğu sürdürmeye hazır olduğunu her fırsatta yineliyor. Bu süreçte Umman'ın arabulucu rolü, sadece iki ülke arasında değil, bölgesel güvenlik mimarisinde de önemli bir örnek teşkil edebilir. Önümüzdeki haftalarda yapılacak yeni toplantılardan somut adımlar çıkması bekleniyor. Ancak asıl belirleyici faktör, ABD'nin bölgeye yönelik tavrı olacak. Uluslararası toplum ise bu süreci umutla izliyor.