İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, yaptığı açıklamada İran'a yönelik 'boş tehditler döneminin sona erdiğini' belirterek, her türlü saldırıya karşılık verileceğini duyurdu. Tahran'da düzenlenen bir basın toplantısında konuşan Kalibaf, İran'ın savunma kapasitesine vurgu yaparak, 'Artık hiçbir güç boş tehditlerle İran'ı hedef alamaz. Her saldırı, misliyle karşılık bulacaktır' ifadelerini kullandı.
İran'ın savunma politikasında yeni dönem
Kalibaf, İran'ın son yıllarda savunma alanında kaydettiği ilerlemelere dikkat çekerek, ülkenin balistik füze programı ve insansız hava araçlarındaki gelişmelerin düşmanları caydırdığını söyledi. 'İran, bölgesel güvenliğin teminatıdır' diyen Kalibaf, herhangi bir askeri müdahalenin bölgesel çapta yıkıcı sonuçlar doğuracağı uyarısında bulundu.
Uluslararası topluma mesaj
Meclis Başkanı, uluslararası topluma da seslenerek, İran'ın diplomatik yollara açık olduğunu ancak baskı ve tehdit dilini reddettiğini vurguladı. 'Biz diyaloğa hazırız, ancak hiçbir ülke İran'a şantaj yapamaz' dedi. Kalibaf, ayrıca ABD ve İsrail'in son dönemdeki açıklamalarına atıfta bulunarak, bu tür söylemlerin bölgede gerilimi tırmandırmaktan başka işe yaramadığını belirtti.
İran'ın nükleer programı konusunda da konuşan Kalibaf, 'Nükleer haklarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Ancak barışçıl amaçlar için yürüttüğümüz programımızın doğası konusunda şeffafız' ifadelerini kullandı. Meclis Başkanı, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile iş birliğine devam edeceklerini ancak yeni kısıtlamaları kabul etmeyeceklerini söyledi.
Bölgesel gelişmeler ışığında İran'ın duruşu
Son haftalarda Yemen'deki Husilerin Kızıldeniz'deki saldırıları ve İsrail-Hamas savaşı bağlamında İran, Batılı ülkelerin yoğun eleştirilerine maruz kalıyor. Kalibaf, bu eleştirilere cevaben İran'ın bölgesel meselelere karışmadığını, aksine istikrar ve güvenliğin sağlanması için çaba gösterdiğini öne sürdü.
İran'ın dış politikasındaki bu sert söylem, ülke içinde de yankı buluyor. Muhafazakar kanattan gelen destek açıklamalarına karşın, reformist çevreler daha ılımlı bir yaklaşım çağrısında bulunuyor. Uzmanlar, Kalibaf'ın açıklamalarının iç siyasette birliği sağlama amacı taşıdığını ve aynı zamanda müzakere masasında elini güçlendirme stratejisi olduğunu yorumluyor.
İran'ın savunma doktrini, misilleme kapasitesi üzerine kurulu. Ülkenin geniş balistik füze cephaneliği ve bölgesel müttefikleri, herhangi bir saldırıya karşı birden fazla cephede karşılık verme potansiyeli taşıyor. Bu durum, İran'ı bölgesel bir askeri güç haline getirirken, aynı zamanda uluslararası toplumla ilişkilerini de karmaşıklaştırıyor.
Batılı diplomatlar, İran'ın bu söylemlerinin genellikle iç tüketime yönelik olduğunu ancak yine de ciddiye alınması gerektiğini belirtiyor. Özellikle ABD'nin İran'a yönelik yaptırım politikaları ve nükleer anlaşma çabalarının durma noktasına gelmesi, taraflar arasındaki güven bunalımını derinleştiriyor.
İran Meclis Başkanı'nın bu açıklamaları, ülkenin önümüzdeki dönemde daha agresif bir dış politika izleyebileceğine işaret ediyor. Ancak ekonomide yaşanan zorluklar ve halkın artan talepleri, hükümetin manevra alanını daraltıyor. Bu dengede, Tahran'ın bir yandan caydırıcılığı korurken, diğer yandan da diplomasi kanallarını açık tutmaya çalışması bekleniyor.