İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD yönetiminin İran üzerindeki baskıyı artırarak anlaşmada yer almayan tavizler elde edebileceğini düşündüğünü ifade etti. Kalibaf, bu yöntemle sonuç alınamayacağını ve Amerikalıların bu tutumunun yanlış bir hesaba dayandığını vurguladı. Açıklamalar, Tahran'da düzenlenen bir oturumda gündeme gelen dış politika değerlendirmeleri kapsamında yapıldı.
Kalibaf'tan ABD Yönetimine Eleştiri
İran Meclis Başkanı, ABD'nin son dönemde uyguladığı yaptırım ve baskı politikalarına işaret ederek, bu yaklaşımın iki ülke arasındaki müzakereleri olumsuz etkilediğini söyledi. Kalibaf, "Amerikalılar, baskıyı artırarak İran'dan anlaşma metninde yer almayan ek tavizler koparabileceklerini sanıyorlar. Bu gerçekçi bir yaklaşım değildir. İran, ulusal çıkarlarından ve kırmızı çizgilerinden hiçbir koşulda taviz vermeyecektir" dedi.
Kalibaf ayrıca, İran'ın nükleer programı ve bölgesel politikaları konusunda bağımsız kararlar alma hakkına sahip olduğunu hatırlatarak, "Kimse İran'ı tehdit veya baskı ile müzakere masasına getiremez. Diyalog ancak karşılıklı saygı ve eşitlik temelinde yürütülebilir" ifadelerini kullandı. Meclis Başkanı, İran'ın savunma kapasitesini ve bölgesel etkinliğini güçlendirmeye devam edeceğini de sözlerine ekledi.
ABD-İran İlişkilerinde Son Durum
Son yıllarda ABD ile İran arasında nükleer anlaşma ve yaptırımlar konusunda yaşanan gerilim, iki ülke ilişkilerinde belirleyici olmaya devam ediyor. ABD'nin 2018 yılında nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilmesi ve ardından uyguladığı ağır yaptırımlar, İran ekonomisini olumsuz etkilemişti. Ancak İran yönetimi, yaptırımlara rağmen direniş politikasını sürdürmekte ve müzakerelerde esneklik göstermeyeceğini sık sık dile getirmektedir.
Son dönemde uluslararası kamuoyunda yeniden canlanan müzakerelerin, ABD'nin yeni yönetimiyle birlikte farklı bir boyut kazanması bekleniyor. Ancak Kalibaf'ın bugünkü açıklamaları, Tahran'ın Washington'un baskı politikalarına karşı tutumunun değişmediğini gösteriyor. İranlı yetkililer, ABD'nin öncelikle yaptırımları kaldırması ve taahhütlerine geri dönmesi gerektiğini vurguluyor.
Bölgede yaşanan gelişmeler ve uluslararası dengeler de ABD-İran ilişkilerindeki gerilimi etkileyen unsurlar arasında. İran'ın Orta Doğu'daki etkinliği, diğer ülkelerle ilişkileri ve savunma programı, Washington'un Tahran'a yönelik politikalarını şekillendirirken, Kalibaf'ın açıklamaları da bu bağlamda önem taşıyor.
İran Meclis Başkanı'nın bu açıklamaları, ülkedeki siyasi kanadın ABD karşısındaki ortak duruşunu yansıtıyor. Öte yandan, uluslararası arenada İran'ın müzakere masasına dönmeye hazır olduğu ancak baskıya boyun eğmeyeceği mesajı, diplomatik çevrelerde geniş yankı uyandırdı. Kalibaf'ın sözleri, Tahran'ın Washington ile diyalog kapısını tamamen kapatmadığını ancak pazarlıkta elinin güçlü olduğu sinyalini veriyor.
Son olarak, İran'ın dış politikasında uzun süredir izlediği "direnme ve müzakere" ikiliği, Kalibaf'ın açıklamalarıyla bir kez daha netleşmiş oldu. Uzmanlar, ABD'nin baskı politikasını sürdürmesi halinde İran'ın daha da katı bir tutum benimseyebileceğini ve bölgedeki gerginliğin artabileceğini değerlendiriyor.