İran Meclis ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, Hamas Şura Meclisi Başkanı Muhammed Derviş ile bir araya geldiği görüşmede, Tahran yönetiminin ABD ve İsrail konusundaki tutumunu net bir şekilde ortaya koydu. Kalibaf, 'Amerika Birleşik Devletleri ile barışımız yoktur ve İsrail’i resmi olarak tanımayacağız.' ifadelerini kullandı.
Görüşmenin ayrıntıları
İran devlet medyasında yer alan habere göre, görüşmede bölgesel gelişmeler, Filistin direnişinin desteklenmesi ve İsrail’in Gazze’deki saldırıları ele alındı. Kalibaf, İran'ın Filistin davasına olan bağlılığını vurgulayarak, 'Siyonist rejimin saldırganlıkları karşısında Filistin halkının yanında yer almaya devam edeceğiz.' dedi. Derviş ise İran'ın desteğinin Filistin direnişi için hayati önem taşıdığını belirtti.
Görüşme, İran'ın nükleer müzakerelerinin yeniden başladığı bir dönemde gerçekleşti. Uzmanlar, Kalibaf'ın açıklamalarının Tahran'ın Batı ile müzakere masasında elini güçlendirmeye yönelik bir mesaj olduğunu yorumluyor.
ABD-İran gerilimi ve Filistin politikası
İran ile ABD arasındaki gerginlik, 1979 İslam Devrimi'nden bu yana devam ediyor. Tahran, ABD'yi 'büyük şeytan' olarak nitelendirirken, İsrail'i tanımama politikasını anayasal bir ilke olarak benimsemiştir. Kalibaf'ın bu açıklaması, İran'ın tutumunda bir değişiklik olmadığını göstermesi açısından önemlidir.
Öte yandan, Hamas ile İran arasındaki yakın ilişkiler biliniyor. İran, Hamas'a askeri ve mali destek sağlıyor. Kalibaf'ın Derviş ile görüşmesi, bu ittifakın yeniden teyit edilmesi anlamına geliyor.
İran'ın bu tutumu, bölgesel dengeleri etkilemeye devam ediyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerin İsrail ile normalleşme adımları atarken, İran'ın sert çizgisi dikkat çekiyor. Analistler, Tahran'ın Filistin meselesini kendi jeopolitik çıkarları için kullandığını savunurken, İran yönetimi bunu ideolojik bir zorunluluk olarak görüyor.
Görüşmenin ardından herhangi bir ortak bildiri yayınlanmadı. Ancak iki tarafın da benzer söylemlerle bölgesel gelişmelere tepki vermesi, koordinasyonun devam ettiğini gösteriyor.
Kalibaf'ın bu çıkışı, Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgesel aktörler tarafından yakından izleniyor. Ankara, Filistin davasına destek vermekle birlikte, İsrail ile diplomatik ilişkilerini sürdürüyor. İran'ın bu sert tutumu, bölgede kutuplaşmayı derinleştirebilir.
Sonuç olarak, İran'ın ABD ve İsrail'e yönelik düşmanca söylemi, kısa vadede bir değişim beklentisi olmadığını ortaya koyuyor. Kalibaf'ın mesajı, İran'ın iç politikasında da kabul gören bir duruşun yansımasıdır.