İran Cumhurbaşkanı Yardımcısı Muhammed Rıza Arif, yarı resmi Tesnim Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, Tahran'da katıldığı bir toplantıda Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemine vurgu yaparak, 'Bedeli ne olursa olsun Hürmüz Boğazı'nı kaybetmeyeceğiz' dedi. Arif'in bu sözleri, bölgedeki gerilimin arttığı bir dönemde geldi.
Stratejik su yolu üzerindeki iddialar
Hürmüz Boğazı, dünya petrol taşımacılığının yaklaşık beşte birine ev sahipliği yapıyor ve İran, bu boğaz üzerindeki kontrolünü ulusal güvenlik meselesi olarak görüyor. Arif, uluslararası baskılara rağmen İran'ın bu su yolundaki egemenliğinden taviz vermeyeceğini belirtti. İranlı yetkili, 'Hürmüz Boğazı bizim için yaşamsal öneme sahip. Her türlü tehdide karşı hazırlıklıyız' ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve küresel yansımalar
İran'ın bu tutumu, özellikle ABD ve müttefikleriyle ilişkilerde yeni bir gerginlik kaynağı olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, Tahran'ın boğazı kapatma tehdidinin, küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açabileceği uyarısında bulunuyor. Son aylarda İran'a yönelik yaptırımların artması, ülkeyi ekonomik zorluklarla karşı karşıya bırakırken, Arif'in açıklamaları rejimin meydan okuma refleksini yansıtıyor. Bölge ülkeleri ise bu retoriğin gerilimi tırmandırmasından endişe ediyor.
İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki iddiaları, geçmişte de benzer krizlere yol açmıştı. 2019'da ABD'nin nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından İran, boğazda bazı hamleler yaparak küresel enerji akışını tehdit etmişti. Arif'in son sözleri, Tahran'ın müzakereler yerine güç gösterisine yöneldiğini gösteriyor. Bu durum, Orta Doğu'da istikrarı koruma çabalarını zora sokuyor.