İran ordusuna ait ismi açıklanmayan bir askeri kaynak, Fars Haber Ajansına yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’nın gemi trafiğine kapatıldığını bildirdi. Kaynak, boğazdan gemilerin geçişine izin verilmediğini ve bu kararın stratejik nedenlerle alındığını belirtti. Gelişme, küresel petrol ticaretinin yaklaşık üçte birinin geçtiği bu kritik su yolunda tansiyonu yükseltti.
Hürmüz Boğazı Neden Kapatıldı?
İranlı yetkili, kapatma gerekçesine ilişkin detaylı bilgi vermezken, bölgedeki askeri tatbikatlar ve ülkenin güvenlik endişelerine atıfta bulundu. Son haftalarda İran ile ABD arasında nükleer müzakerelerde tıkanma yaşanırken, İran Devrim Muhafızları'nın Basra Körfezi'nde askeri faaliyetlerini artırdığı gözleniyordu. Uzmanlar, bu adımın uluslararası topluma yönelik bir baskı unsuru olabileceğini değerlendiriyor.
Küresel Enerji Piyasalarına Etkisi
Hürmüz Boğazı’nın kapatılması, petrol ve doğal gaz taşımacılığında darboğaz yaratma potansiyeli taşıyor. Boğaz, Suudi Arabistan, Irak, Kuveyt ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi büyük petrol ihracatçılarının açık denizlere açılan ana güzergahı. Kapatma haberi sonrası Brent petrolün varil fiyatı yüzde 5’in üzerinde yükselerek 92 dolara çıktı. Analistler, gerginliğin sürmesi halinde fiyatların daha da artabileceği uyarısında bulunuyor.
Uluslararası Tepkiler
ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, yaptığı açıklamada gelişmeyi 'kabul edilemez' olarak nitelendirirken, bölgede serbest deniz ulaşımının sağlanması için gerekli adımların atılacağını belirtti. Suudi Arabistan ve BAE, İran’ı uluslararası hukuku ihlal etmekle suçlayarak boğazın derhal açılmasını talep etti. Rusya ise tüm taraflara itidal çağrısı yaptı.
Stratejik Bağlam
Dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20'sinin geçtiği Hürmüz Boğazı, daha önce de çeşitli krizlere sahne oldu. 1980-1988 İran-Irak Savaşı sırasında tankerlere yönelik saldırılar, 2019'da mürettebatlı petrol tankerlerine el konulması ve 2020'de ABD'nin İranlı general Kasım Süleymani'yi öldürmesinin ardından yaşanan gerginlikler, boğazın ne kadar hassas bir nokta olduğunu göstermişti. Bu tür krizler, küresel enerji güvenliği ve deniz ticareti üzerinde anında etki yaratıyor.
İran’ın bu hamlesi, ülkenin bölgesel ve küresel arenada elini güçlendirme çabası olarak yorumlanabilir. Ancak, bu adımın İran'a yönelik uluslararası yaptırımları daha da sertleştirmesi ve askeri müdahale riskini artırması muhtemel. Önümüzdeki günlerde BM Güvenlik Konseyi'nin konuyu ele alması ve diplomatik çözüm arayışlarının hızlanması bekleniyor.