İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının ABD'nin bölgedeki abluka ve saldırılarını durdurması şartına bağlı olduğunu söyledi. Başkent Tahran'da düzenlenen basın toplantısında konuşan Pezeşkiyan, Washington yönetiminin yaptırım ve askeri baskı politikasını sonlandırması halinde boğazın uluslararası deniz trafiğine açılacağını belirtti. Açıklama, dünyanın en kritik petrol geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin tırmanmasının ardından geldi.
Pezeşkiyan: "Abluka ve saldırılar son bulmalı"
Pezeşkiyan, Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasının İran'ın kendi tercihi olmadığını savundu. "Boğazın kapanmasına yol açan koşullar, ABD'nin uyguladığı abluka ve askeri saldırılardır. Bu politika terk edilirse Hürmüz Boğazı uluslararası gemi trafiğine yeniden açılacaktır" dedi. İranlı lider, ülkesinin uluslararası hukuktan doğan haklarını korumakta kararlı olduğunu vurguladı.
Pezeşkiyan'ın açıklamaları, ABD donanmasının Basra Körfezi'ndeki varlığını artırmasının ve İran'a yönelik yeni yaptırım paketlerinin gündeme gelmesinin hemen sonrasına denk geldi. Tahran yönetimi, son haftalarda boğazdan geçen bazı tankerlere yönelik müdahalelerle suçlanıyor. ABD tarafı ise İran'ı bölgede istikrarı bozmakla eleştiriyor.
Hürmüz Boğazı neden kritik?
Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi'ni Umman Körfezi ve Arap Denizi'ne bağlayan dar bir geçit. Dünya deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık beşte biri bu boğazdan geçiyor. Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt, Katar ve Irak gibi büyük petrol üreticilerinin ihracatı büyük ölçüde bu güzergâha bağımlı. Boğazın kapanması veya trafiğin aksaması, küresel enerji fiyatlarında ani sıçramalara yol açma potansiyeli taşıyor.
Uzmanlar, İran'ın boğazı kapatma kartını sık sık müzakere aracı olarak kullandığını hatırlatıyor. Ancak bu kez gerilimin askeri boyutunun daha belirgin olduğu belirtiliyor. ABD'nin bölgedeki üsleri ve uçak gemisi grupları üzerinden İran'a yönelik baskıyı artırması, Tahran'ın güvenlik hesaplarını sertleştirmiş durumda.
Pezeşkiyan'ın açıklamaları, İran'ın nükleer müzakerelerdeki pozisyonuyla da bağlantılı okunuyor. Tahran, yaptırımların kaldırılması karşılığında nükleer programında şeffaflık sağlayabileceğini daha önce dile getirmişti. Yeni açıklama, boğaz kartının bu müzakere sürecinde bir koz olarak kullanılabileceği yorumlarına neden oldu.
Petrol piyasaları ve bölgesel tepkiler
Pezeşkiyan'ın sözlerinin ardından uluslararası petrol fiyatlarında dalgalanma görüldü. Brent petrolün varil fiyatı, açıklamanın hemen sonrasında yüzde 1'in üzerinde artış kaydetti. Piyasa analistleri, Hürmüz Boğazı'na ilişkin her açıklamanın enerji fiyatlarında oynaklık yarattığını belirtiyor. Asya ve Avrupa borsalarında enerji şirketleri hisseleri gün içinde değer kazandı.
Bölge ülkelerinden henüz resmi bir açıklama gelmedi. Suudi Arabistan ve BAE, boğazdaki serbest geçişin korunması gerektiğini savunuyor. Katar ve Kuveyt ise olası bir aksaklığın kendi ihracatlarını doğrudan etkileyeceği endişesini taşıyor. ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan kısa açıklamada, "İran'ın uluslararası sulardaki seyrüsefer özgürlüğünü engelleme hakkı yoktur" denildi.
Rusya ve Çin, taraflara itidal çağrısı yaparak diyalog vurgusu yaptı. Avrupa Birliği ise Hürmüz Boğazı'ndaki istikrarın küresel enerji güvenliği için hayati olduğunu bildirdi. Türkiye, bölgede artan gerilimin enerji arz güvenliğini tehdit ettiğini ve diplomatik çözümün önemini vurguladı.
Olası senaryolar ve diplomatik kanallar
İran'ın boğazı açma koşulunu ABD'nin ablukayı kaldırmasına bağlaması, diplomatik bir çıkış kapısı olarak değerlendiriliyor. Pezeşkiyan'ın ifadeleri, tam kapanma yerine koşullu bir açıklık mesajı içeriyor. Bu durum, Tahran'ın gerilimi düşürme karşılığında yaptırım hafifletmesi aradığı şeklinde yorumlanıyor.
Ancak ABD'nin bölgedeki askeri varlığını azaltmaya sıcak bakmadığı biliniyor. Washington, İran'ın nükleer programı ve bölgesel milis gruplara desteği konusundaki endişelerini sürdürüyor. Bu nedenle kısa vadede kapsamlı bir uzlaşı zor görünüyor. Diplomatik kaynaklar, Umman ve Katar'ın arabuluculuk çabalarını sürdürdüğünü aktarıyor.
Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim, sadece enerji değil deniz ticareti ve sigorta maliyetleri açısından da risk oluşturuyor. Gemi sigorta şirketleri, bölgeden geçen tankerler için primlerini artırmış durumda. Uzun süreli belirsizlik, küresel tedarik zincirlerinde ek maliyet baskısı yaratabilir.
Sonuç olarak Pezeşkiyan'ın açıklaması, İran'ın Hürmüz Boğazı kartını ekonomik ve askeri baskıya yanıt olarak kullandığını gösteriyor. Boğazın açılması, ABD'nin tutumundaki olası bir yumuşamaya bağlı. Taraflar arasındaki müzakere trafiği ise önümüzdeki günlerde enerji fiyatları ve bölgesel güvenlik açısından belirleyici olacak.