İran'ın 35 yıllık dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in vefatının ardından başlatılan beş günlük ulusal yas ve cenaze töreni, dün başkent Tahran'daki İmam Humeyni Musalla Camisi'nde düzenlenen görkemli bir veda töreniyle resmen başladı. Törene yüz binlerce İranlı katılırken, hem hüzünlü ağıtlar hem de İsrail ve ABD'ye yönelik intikam yeminleri yükseldi. Hamaney'in naaşının bulunduğu tabut, yeşil örtülerle sarılı olarak Musalla Camisi'nin avlusuna getirildi. Kalabalık, tabutun etrafında saf tutarak Kuran okudu ve gözyaşı döktü. Birçok kişi, Hamaney'in posterlerini taşırken, "Kanımız, canımız sana feda olsun Hamaney" sloganları attı. Cenaze töreni, İran'ın son 40 yılda gördüğü en büyük toplumsal olaylardan biri olarak kaydedildi.
Yas ve İntikam Çığlıkları Bir Arada
Tahran'daki törende, Hamaney'in ardında bıraktığı miras ve İran İslam Devrimi'ne bağlılık vurgulandı. Hamaney'in ölümü üzerine ülke genelinde ilan edilen 5 günlük yas süresince dini liderin fotoğrafları ve siyah bayraklarla donatılan şehirlerde, intikam çağrıları da yankılandı. Özellikle, İsrail ve ABD'nin bölgedeki politikaları hedef alındı. Dini liderin naaşının yanında konuşan bir grup, "Hamaney'in intikamı, İsrail'in yok edilmesiyle alınacak" gibi sloganlar attı. İran devlet medyası, törenlerin Kudüs'ün özgürlüğüne kadar sürecek bir direnişin başlangıcı olduğunu belirtti. Tahran'daki törene katılan yaşlı bir kadın, "Hamaney bize güç ve onur verdi. Onun yokluğunda düşmanlarımıza karşı daha da güçlü duracağız" ifadelerini kullandı. Bu sözler, cenaze atmosferinde sıkça duyulan duygusal yeminler arasında yer aldı.
Tarihi Bir Dönüm Noktası
Ayetullah Ali Hamaney, 1989'dan beri İran'ın en üst düzey dini ve siyasi lideri konumundaydı. Devrim lideri Ruhullah Humeyni'nin ölümünün ardından bu göreve gelen Hamaney, İran'ın nükleer programı, Suriye iç savaşı, Yemen krizi ve Filistin meselesi gibi konularda etkili bir aktördü. Onun liderliğinde İran, bölgesel bir güç haline gelirken, Batı'yla ilişkileri de sürekli gergin kaldı. Hamaney'in vefatı, İran'da yeni bir dönemin başlangıcı olarak görülüyor. Cenaze törenleri sırasında ülke genelinde güvenlik önlemleri üst düzeye çıkarıldı. Tahran Üniversitesi önünde toplanan binlerce kişi, Hamaney'in siyasi mirasının korunacağına yemin etti. Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin de katıldığı veda namazının ardından Hamaney'in naaşı, yarın Kum kentine götürülerek orada toprağa verilecek. Bu süreçte, İran devlet televizyonu sürekli olarak Hamaney'in hayatından kesitler yayınlamakta, dini ve siyasi liderlerin taziye mesajları aktarılmaktadır. Törenler, sadece bir veda değil, aynı zamanda İran'ın gelecekteki yol haritasını belirleyecek bir siyasi mesaj niteliği taşımaktadır.
İran'ın dini liderinin vefatı, Orta Doğu'da dengeleri değiştirebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Hamaney, devrim sonrası İran'ının en önemli sembol isimlerinden biriydi. Onun ardından gelecek liderin izleyeceği politika, bölgesel istikrarı doğrudan etkileyebilir. Özellikle İsrail ve ABD ile olan gergin ilişkiler, Yemen ve Suriye'deki vekalet savaşları, yeni dönemde yeniden şekillenebilir. Hamaney'in cenazesindeki bu duygusal ve öfkeli atmosfer, İran'ın iç ve dış politikasında bir kırılma noktasının habercisi olarak görülüyor. Bağımsız analistler, bu sürecin İran'da daha muhafazakar ve saldırgan bir dış politika dönemini başlatabileceği yorumunu yapıyor.