İran Meclisi ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, ülkesinin son dönemde yaşadığı gerilimlerin temel nedeninin ateşkes ihlalleri ve uygulanan deniz ablukası olduğunu ifade etti. Kalibaf, İran halkına hitaben kaleme aldığı mesajında, uluslararası toplumun bu ihlallere sessiz kalmaması gerektiğini vurgulayarak, Tahran yönetiminin meşru savunma hakkını saklı tuttuğunu belirtti.
Kalibaf'tan Sert Tepki: Ateşkes İhlalleri Kabul Edilemez
Kalibaf, açıklamasında özellikle Yemen'deki ateşkesin düzenli olarak ihlal edildiğine dikkat çekti. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerinin, uluslararası anlaşmalara rağmen ateşkesi deldiğini ve bu durumun bölgesel istikrarı tehdit ettiğini söyledi. İranlı yetkili, "Deniz ablukası, masum insanların temel ihtiyaçlara erişimini engellemekte ve insani bir felakete yol açmaktadır" ifadelerini kullandı. Kalibaf, İran'ın bu ablukaya karşı diplomatik ve hukuki yollarla mücadele ettiğini ancak gerektiğinde farklı adımlar atabileceklerini de sözlerine ekledi.
Bölgesel Gerilim ve Uluslararası Tepkiler
Son haftalarda İran ile Suudi Arabistan arasında artan gerilim, Basra Körfezi'nde bir dizi askeri tatbikat ve söylem yarışını beraberinde getirdi. Kalibaf'ın bu açıklaması, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin acil toplantı talepleriyle aynı döneme denk geldi. İran Dışişleri Bakanlığı da konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, ateşkes ihlallerinin ve ablukanın derhal sonlandırılması çağrısında bulundu. ABD ve Avrupa Birliği'nden henüz resmi bir yanıt gelmezken, Rusya ve Çin'in tarafları itidale davet ettiği öğrenildi. Uzmanlar, bu gelişmelerin İran'ın nükleer müzakerelerdeki tutumunu da etkileyebileceği yorumunda bulunuyor.
Öte yandan, Kalibaf'ın mesajında dikkat çeken bir diğer nokta, İran halkına yönelik birlik ve beraberlik vurgusu oldu. "Dış müdahalelere karşı tek bir yumruk olmalıyız" diyen Kalibaf, iç siyasi tartışmaların bir kenara bırakılması gerektiğini ifade etti. Bu çağrı, muhafazakar ve reformist kanatlar arasında son dönemde yaşanan anlaşmazlıkların gölgesinde geldi. İran'da yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde bu tür bir birlik mesajının, hükümetin elini güçlendirebileceği belirtiliyor.
Sonuç olarak, İran'ın son gerilimlerdeki tutumu, bölgesel güç dengeleri ve uluslararası hukuk çerçevesinde değerlendirildiğinde, Tahran'ın diplomatik kanalları zorlarken aynı zamanda askeri caydırıcılığını da koruma stratejisi izlediği görülüyor. Kalibaf'ın açıklaması, bu stratejinin bir parçası olarak okunabilir. Ancak ateşkes ihlalleri ve ablukanın devam etmesi halinde, tansiyonun daha da yükselmesi kaçınılmaz görünüyor.