İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Katarlı arabulucular üzerinden ABD yönetimine ilettikleri önerilerin yanıtını beklediklerini duyurdu. Arakçi, nükleer program konusunda herhangi bir taviz verilmediğini ve müzakerelerin şu aşamada yalnızca Hürmüz Boğazı'ndaki gerginliğin azaltılmasına odaklandığını belirtti. Bakan, açıklamayı başkent Tahran'da gazetecilere yaptı.
Müzakereler Hürmüz Boğazı'na odaklandı
Arakçi, İran'ın nükleer dosyasında geri adım atmadığını vurgulayarak, "Nükleer konuda herhangi bir taviz vermedik. Görüşmeler yalnızca Hürmüz Boğazı'na odaklanmış durumda" ifadelerini kullandı. Bakan, Katarlı yetkililerin iki taraf arasında mesaj taşıdığını ve İran'ın önerilerini bu kanaldan ABD'ye ilettiğini söyledi. Arakçi, "Katarlı arabuluculara önerilerimizi ilettik, şimdi ABD'nin yanıtını bekliyoruz" dedi.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir deniz yolu. Son dönemde bölgede artan askeri hareketlilik ve karşılıklı restleşmeler, küresel enerji piyasalarında dalgalanmalara yol açmıştı. İran, boğazdaki güvenliğin kendi kontrolünde olduğunu savunurken, ABD ve müttefikleri seyrüsefer özgürlüğünü koruma vurgusu yapıyor.
Katar'ın arabuluculuk rolü
Katar, son yıllarda bölgesel krizlerde arabuluculuk görevini üstlenen ülkeler arasında öne çıkıyor. Doha yönetimi, hem İran hem de ABD ile iyi ilişkilere sahip olması nedeniyle mesajların taşınmasında kilit rol oynuyor. İran Dışişleri Bakanı'nın açıklaması, Katar'ın bu rolünü bir kez daha teyit ediyor.
Arakçi, görüşmelerin kapsamına dair ayrıntı vermekten kaçındı. Ancak İran'ın önerilerinin "yapıcı" olduğunu ve karşı tarafın "mantıklı" bir yanıt vermesi halinde ilerleme kaydedilebileceğini belirtti. Bakan, nükleer anlaşmanın (JCPOA) yeniden canlandırılmasına yönelik ayrı bir müzakere sürecinin şu an gündemde olmadığını da sözlerine ekledi. Bu açıklama, İran'ın nükleer programını görüşmelerin dışında tutmak istediği şeklinde yorumlandı.
ABD'den henüz resmi yanıt yok
ABD yönetiminden İran'ın önerilerine ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi. Beyaz Saray ve Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, konuya ilişkin soruları yanıtsız bıraktı. Diplomatik kaynaklar, ABD'nin önerileri değerlendirdiğini ancak nükleer konudaki tutumunu değiştirmediğini aktarıyor. Washington, İran'ın nükleer faaliyetlerinin sınırlandırılması ve bölgesel etkisinin azaltılması çağrılarını sürdürüyor.
Uzmanlar, Hürmüz Boğazı'na odaklanan müzakerelerin sınırlı bir deeskalasyon sağlayabileceğini ancak nükleer dosyanın dışarıda tutulmasının kalıcı bir çözüm getirmeyeceğini değerlendiriyor. İran'ın nükleer programı, uranyum zenginleştirme seviyesi ve stokları nedeniyle uluslararası endişe kaynağı olmayı sürdürüyor.
Piyasalar ve enerji güvenliği
İran'ın açıklamaları, petrol fiyatları üzerinde sınırlı bir etki yarattı. Brent petrolü, açıklamanın ardından gün içinde yüzde 0,5 civarında dalgalandı. Analistler, Hürmüz Boğazı'na yönelik herhangi bir kesinti riskinin fiyatları hızla yukarı çekebileceğini belirtiyor. Katar'ın arabuluculuğu, taraflar arasında iletişim kanalının açık kalmasını sağlıyor.
İran, nükleer konuda taviz vermediğini yinelerken, Batılı ülkeler İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini genişletmesini endişeyle izliyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), İran'ın bazı tesislerinde denetimlerin kısıtlandığını raporlamıştı. Bu durum, müzakerelerin yalnızca Hürmüz Boğazı ile sınırlı kalmasının ne kadar sürdürülebilir olduğu sorusunu gündeme getiriyor.
Diplomatik denklem
İran'ın Katarlı arabuluculara öneri iletmesi, doğrudan görüşmelerden kaçınma stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Tahran, doğrudan ABD ile masaya oturmak yerine bölgesel aktörler üzerinden mesaj göndermeyi tercih ediyor. Bu yöntem, İran'ın iç kamuoyunda "taviz veriyor" görüntüsünü engellemeyi amaçlıyor.
ABD'nin yanıtı, önümüzdeki günlerde bölgedeki tansiyonun seyrini belirleyecek. İran, yanıtın olumlu olması halinde Hürmüz Boğazı'nda güvenlik işbirliği için somut adımlar atılabileceği sinyalini veriyor. Ancak nükleer konudaki anlaşmazlık devam ettiği sürece kapsamlı bir normalleşme zor görünüyor.
Sonuç olarak, İran'ın açıklaması, arabuluculuk trafiğinin sürdüğünü ancak tarafların pozisyonlarında belirgin bir yumuşama olmadığını gösteriyor. Hürmüz Boğazı merkezli diyalog, kısa vadede gerginliği azaltabilir; fakat nükleer programın dışarıda bırakılması, kalıcı bir çözümün önündeki en büyük engel olarak duruyor. Bölgesel istikrar, ABD'nin vereceği yanıta ve İran'ın nükleer konudaki tutumunu ne kadar esnetebileceğine bağlı.